"لي إنه" - Traduction Arabe en Turc

    • bana
        
    • Benim
        
    bana sıcak bir banyo yaptırıp hayallerimin erkeği olduğunu söylese bile pizza yok ona. Open Subtitles لن يحصل على شيء منها حتى لو جهز لي حماماً ساخناً وقال لي إنه رجل أحلامي
    Gemide bir sorun olduğunu söylediler bana. Sorun nedir? Open Subtitles قالوا لي إنه هناك مشكلة في المركبـه، ما الخـطب؟
    Hey, çocuk, bana sattığın video, karmakarışık. Open Subtitles يا ولد , شريط الفيديو الذي بعته لي إنه غير واضح.
    bana kuzenin olduğunu söyleme. Kaşar ibneler bu yalanı söyler. Open Subtitles لا تقل لي إنه قريبك فهذا ما إعتاد أن يقوله من سبقوك
    Benim için ise Cadılar Bayramıydı. Cadılar Bayramı'nı biliyor musun? Open Subtitles بالنسبة لي إنه مثل عيد القديسين اتعلم هذا العيد ؟
    Sana garip gelebilir ama Benim için çok gerekli. Open Subtitles ربما يبدوا عجيباً بالنسبة لك، لكن بالنسبة لي إنه شيء لايمكنني الإستغناء عنه. لقد تعودت عليه.
    bana benziyordu, Mysterion bana benziyordu. Open Subtitles بالنسبة لي إنه يشبه الـ'ميستريون' بالنسبة لي.
    Bizi buradan nasıl çıkaracaklarını bilmek istiyorum ve bir de bana şart koştu. İlkin Suriyeli tutsakla konuşmak istiyor. Open Subtitles أخبرته بأن يخرجنا من هنا فقال لي إنه سوف يفعل ذلك.
    bana, sanki uzak diyarlara gidiyormuşum hissi veriyor. Open Subtitles بالنسبة لي إنه أشبه برحلة إلى أرض بعيدة جدًا
    Arkadaşım bana orada garsonluk işi ayarlardı...harika bir yer. Open Subtitles صديقي لديه وظيفة نادلة لي هناك بالنسبة لي إنه مكان رائع
    - Evet, oyalanacak bir şeylere ihtiyacımız var. - bana bir sihir yapar mısın? - Benim için bu internet. Open Subtitles نعم، نحن نحتاج إلى التشتيت، بالنسبة لي إنه الإنترنت
    Tatlım onu sen bana bırak. Open Subtitles ,عزيزي أتركه لي. إنه يريد أكثر مما تعتقد
    bana eski günlerine geri döndü demiştinde... ..ben inanmak istememiştim. Open Subtitles ظننت أنك قلت لي إنه عاد لعاداته القديمة أجد صعوبة في تصديق ذلك
    Yani bana söylemeye çalıştığın şey, günün sonunda, kendini birlikte gördüğün kişi o mu? Open Subtitles أنت إذاً تحاولين أن تقولي لي إنه في نهاية المطاف ذلك هو الشخص الذي ترين نفسك معه؟
    bana en yakın kasabaya gidip bir at çalacağını söyledi. Open Subtitles فقال لي إنه سيذهب للقرية المجاورة لسرقة حصان حرث.
    Bunlar bana özgürlükmüş gibi gelmiyor. Ölüm gibi geliyor. Open Subtitles هذا لا يبدو حرية بالنسبة لي إنه يشبه الموت
    Jeff'e öldüğünden beri kızgındım çünkü bana ayık olduğunu söylemişti ama ben yalan söyleyip aptallık ettiğini sandım ve o hâlde yola çıktığı için ondan nefret ettim ama yanılmışım. Open Subtitles لقد كنت غاضباً من جف منذ موته لأنه قال لي إنه لم يكن ثملاً و أنا ظننت أنه كذب و ارتكب فعلاً غبياً
    Ve dahası, bana yakında tedavinin bulunabileceğini söyledi. Open Subtitles والأكثر من ذلك، قال لي إنه قريباً قد يكون لديهم علاج.
    Pekala bayan, Benim için heyecanlanılacak bir şey bul. Open Subtitles حسنا، سيدتي، بالنسبة لي إنه يستحق التحمس بشأنه
    Sizin için, çok fazla değil fakat Benim için, bu olağanüstü bir tutar Open Subtitles بالنسبه لك, ليس مبلغاً كبيراً لكن بالنسبه لي إنه مبلغ غير عادي

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus