| Çünkü benim söz hakkım yoktu. Hiçbir zaman olmaz zaten. | Open Subtitles | لأنه لم يكن لي رأي في الأمر ليس لديّ رأي أبدا في أي شيء |
| Burası benim de odam. benim söz hakkım yok mu? | Open Subtitles | . إنه سريري , أيضا أليس لي رأي في هذا ؟ |
| - benim söz hakkım yok mu? - Senin zaten çocuğun var! | Open Subtitles | اليس لي رأي في الأمر؟ |
| Belki benim farklı bir fikrim vardır. | Open Subtitles | بل ما تظن أنك تستحقه فربما كان لي رأي مختلف |
| Mücevherlerle ilgili fikir sahibi olmak hakkım benim, hediye düşmanı. | Open Subtitles | مسموح أن يكون لي رأي حول الحلي يا كاره الهدايا |
| Oğlumun kiminle görüşeceği konusunda söz hakkım var ama. | Open Subtitles | بالتأكيد لي رأي بخصوص من يرى ابني. |
| - benim söz hakkım yok mu? | Open Subtitles | اليس لي رأي في اي من هذا؟ |
| Sadece... Bunda benim söz hakkım var mı? | Open Subtitles | ... أنه فقط هل لي رأي في هذا؟ |
| Ve çoğu erkek gibi..., ...arabalar hakkında bir fikrim olamayacağını düşündü. | Open Subtitles | كما هو الحال مع جميع الرجال، يفترض فحسب أنه لن يكون لي رأي بخصوص السيارة. |
| Aksine, bu konuda bir fikrim yok. | Open Subtitles | على العكس تمامًا ليس لي رأي على الإطلاق |
| Aksine, bu konuda bir fikrim yok. | Open Subtitles | على العكس تمامًا ليس لي رأي على الإطلاق |
| Neden her konuda bir fikir sahibi olmak zorundayım ki zaten? | Open Subtitles | لمَ يجب أن يكون لي رأي في كل شيء؟ |
| söz hakkım var. | Open Subtitles | أنا لي رأي بهذا |