| Kabul edersem, ki bu büyük bir muamma annene Marigold'dan bahsedecek misin? | Open Subtitles | إذا وافقت وهذا إحتمال بعيد هل ستخبر والدتك الحقيقة عن (ماري غولد)؟ |
| Annem telefon etti. Mary, Marigold'u bugün Drewe çiftliğine götürmüş. | Open Subtitles | إتصلت أمي، إصطحبت (ماري) (ماري غولد) إلى مزرعة (درو) اليوم |
| Bayan Marigold, Bayan Drewe ile birlikte Yew Tree Çiftliği'ndeymiş. | Open Subtitles | آنسة (ماري غولد) في مزرعة (يو تري) مع سيدة (درو) |
| Buraya yaşamaya gelip annenin her gün Marigold'la oynamasını izleyip onu karanlıkta bırakamazdım. | Open Subtitles | لم يكن بإستطاعتي الحضور للعيش هنا ورؤية أمك كل يوم ومشاهدتها تلعب مع (ماري غولد) وتركها جاهلة بالأمر |
| Bayan Pelham ile konuştum, Marigold'u Brancester'a götüreceğim böylece balayından döndüğünde orada olacak. | Open Subtitles | تحدثت مع السيدة (بيلهام) وسآخذ (ماري غولد) إلى (برانكستر) لتكون هناك عندما تعودان من شهر العسل |
| Küçük Hanım Marigold da Brancaster Kalesi'ne taşınınca... | Open Subtitles | ومع توجه الآنسة (ماري غولد) إلى قلعة (برانكستر) |
| - Biz gitmeden önce geldi ve Marigold'u gördüğüne çok sevindi, değil mi anne? | Open Subtitles | -جاءت قبل أن نغادر وفرحت لرؤية (ماري غولد)، أليس كذلك يا أمي؟ |
| George domuzları görmek için heyecanlanıyordu ve Marigold'u durdurmak için ne sebep sunabilirdim? | Open Subtitles | كان (جورج) يتوق لمشاهدة الخنازير وأي سبب يمكنني قوله لمنع (ماري غولد)؟ |
| Doğrusu, Marigold'u tekrar gördüğüne üzülmüştü. | Open Subtitles | بصراحة، كانت متضايقة جداً لرؤية (ماري غولد) مجدداً |
| Burnunun ucundayken o kadın Marigold'u unutamayacak. | Open Subtitles | لن تنسى تلك المرأة (ماري غولد) ما دامت قريبة منها |
| Leydi Edith'in mutlu olmasını istiyorum. Bayan Marigold'un da öyle. | Open Subtitles | أريد أن تكون ليدي (إديث) سعيدة وأريد أن تكون آنسة (ماري غولد) سعيدة |
| Eşinle konuşuyordum. Marigold da hemen önümüzdeydi. | Open Subtitles | كنت أتحدث إلى زوجتك وكانت (ماري غولد) أمامنا |
| - Bir de Marigold'u özlüyorum tabii. | Open Subtitles | -وأشتاق إلى (ماري غولد) بالطبع -ماري غولد)؟ |
| Marigold'u kast ediyorsan. Onu hallettik. Üzgün olduğumu biliyorsun. | Open Subtitles | إذا كنتِ تعنين (ماري غولد) إنتهى ذلك الأمر وتعرفين أني آسفة |
| Hizmetkâr odasında Marigold'la ilgili konuşmalar oluyor mu? | Open Subtitles | هل هناك أي حديث بين الخدم عن آنسة (ماري غولد)؟ |
| Bayan Marigold da şaşırtıcı şekilde kolay uyum sağladı. | Open Subtitles | آنسة (ماري غولد) تأقلمت جيداً بشكل غير متوقع |
| Marigold tatlı bir çocuk ama neden başka bir adam onu kabullensin ki? | Open Subtitles | أعني،(ماري غولد) لطيفة لكن لماذا قد يقبل أي رجل بها؟ |
| Ona Marigold'u göstermiş ama nedenini söylemedi. | Open Subtitles | صحبته لرؤية (ماري غولد) ولم تخبره بالسبب |
| Marigold'u boş ver. O seni mutlu etmeyecek. Henry Talbot edecek. | Open Subtitles | لا تأبهي بـ(ماري غولد) فهي لن تسعدكِ بل (هنري تالبوت) |
| Mary, Edith'in Marigold'u ona anlattığını düşünmüş. | Open Subtitles | ظنت (ماري) ان (إديث) أخبرته بخصوص (ماري غولد) |