| Peki, öyleyse o gerdanlık hala sepette olmalı, değil mi? | Open Subtitles | اذن, هذا الطوق لابد وانه مازال فى السلّة ؟ |
| Windows telsiz odasında, hala birisine ulaşmayı deniyor. | Open Subtitles | ويندوز مازال فى غرفة الاسلكى يحاول ان يتصل باحد |
| Durum bok gibi açık koduğumun moronu! Herif hala serbest, değil mi? | Open Subtitles | واضح جداْ , أيها الأحمق الرجل مازال فى الخارج |
| - hala bizim tünelimizin içinde, hala kontrolümüz altında En kısa zamanda da elimizde olacak. | Open Subtitles | إنه مازال فى نفقنا نحن وقريبا سوف يكون فى أيدينا |
| Kuyrukluyıldızlar hâlâ dünyaya doğru geliyorlar ve artık onları durdurmak için yapabileceğimiz bir şey yok. | Open Subtitles | المذنب مازال فى مساره نحو الأرض وليس بيدنا شيئاً نفعله لنوقفه |
| Yardımcı pilot, hâlâ suda. Caughlin, sıra sende. | Open Subtitles | ايها الرجال , مساعد الطيار مازال فى الماء |
| hala Rusya'nın Hazar kıyısında Makhackalanın aşağılarında bir yerde. | Open Subtitles | مازال فى روسيا عند ماخكلا على بحر كابنسيل |
| hala bizim antrede gömülü eğer ziyaret etmek istersen. | Open Subtitles | مازال فى فنائنا اذا كنت تريد أن تودعه للمرة الأخيرة |
| hala CIA'de olsa neden kendini kessin? | Open Subtitles | لماذا يجرى عمليه لنفسه لو مازال فى ال سى آى إيه؟ |
| Buldum dedim ki hala o çiftlikte diğer köpeklerle oynayıp eğlendiğine eminim. | Open Subtitles | لقد قلت أنى وجدته وانا متأكد أنه مازال فى تلك المزرعة يجرى و ينبح و يلعب مع باقى الكلاب الصغيرة |
| Müvekkilim yaralı ve hala aşık. Bu yüzden kadın ondan davacı oluyor. | Open Subtitles | هو يتألم , وهو مازال فى الحب ولذلك هى تقاضية |
| Oteli aradım, Onun hala hastanede olduğunu söylediler | Open Subtitles | . تكلمت مع الفندق . هو مازال فى المستشفى |
| Tanrım. Bırak yaşasın. hala iyi bir şey yapabiliriz. | Open Subtitles | , دعه يعش مازال فى إستطاعتنا أن نفعل شيء صحيح |
| Yeterince uzun değil. hala beter durumda ha? | Open Subtitles | ليست مدة كافية مازال فى حالة من الفوضى , أليس كذلك؟ |
| Şu anda telefonla konuşuyor ve hala üste. | Open Subtitles | انه على الهاتف الآن وانه مازال فى القاعده |
| hala dükkanın kuzeydoğu köşesinde duruyor. | Open Subtitles | انه مازال فى الجانب الشمالى الشرقى من المخزن |
| Dr. Lauren, onu dafalarca aradım, hala tatildeymiş. | Open Subtitles | دكتور ,لورين ,لقد أتصلت به أكثر من مرة هل مازال فى اجازة |
| Fazla şey bulamamışsınızdır, çünkü hala geliştirme aşamasında. | Open Subtitles | ربما لم تجدي الكثير من المعلومات عنه لأنه مازال فى مرحلة التجربة |
| Yemek rezervasyonumuza hâlâ yetişebiliriz değil mi? | Open Subtitles | هل مازال فى إمكاننا الذهاب لتناول العشاء,أليس كذلك ؟ |
| Seni uyarmalıyım. Retrovirüs hâlâ deneysel aşamada. | Open Subtitles | لكن الفيروس الرجعى مازال فى مرحلة تجريبية. |