"ماهو أكثر" - Traduction Arabe en Turc

    • daha fazlasını
        
    • daha fazlası
        
    • daha fazla şey
        
    Bir aşk romanından daha fazlasını buldum Open Subtitles وجدت ماهو أكثر من الموجود بالقصص الغرامية
    Birileri senle sadece beraber taksiye binmekten daha fazlasını yaşamayı hak ediyor. Open Subtitles تستحق إحداهن منك ماهو أكثر من مجرد وضعها في سيارة أجرة
    Harici bellekleri ve otopsi raporlarını getirmekten çok daha fazlasını yapabilirim. Open Subtitles يمكنني فعل ماهو أكثر من مٌجرد تمرير إبهامي عبر تقارير التشريح لا أفهم
    biliyor musunuz Çok daha fazlası var O nun ne düşündügünü biliyor musunuz? Open Subtitles هناك ماهو أكثر من هذا، هل تعرف ماذا يعتقد عن نفسه؟
    Bu adamda göründüğünden daha fazlası olduğu kesin. Open Subtitles حسنا، من الواضح أنّ هناك ماهو أكثر في هذا الرجل.
    Piper'ı ikna etmek için daha fazla şey söylemeliydim. Open Subtitles كان يجب أن أقول ماهو أكثر إقناعاً لـ "بايبر"
    Cilt besleyici kremden çok daha fazlasını bekliyorum. Open Subtitles أنا أبحث عن ماهو أكثر وأكبر من كريم للعناية بشرتي
    Bu binada dönem ödevlerinden çok daha fazlasını bulacağız. Open Subtitles سنجد ماهو أكثر من أوراق الواجب في ذاك المبنى
    Tamam, onu rahatlatalım. Doktor daha fazlasını yapacaktır. Open Subtitles حسناً لنجعله يسترخي الطبيب سيفعل ماهو أكثر
    Yapma Bette, küllükten daha fazlasını elde edeceksin. Open Subtitles لا يا بيتي، ستحصلين على ماهو أكثر من منفضة
    Sizden kur yapmanızdan daha fazlasını istiyorum. Open Subtitles أنا أريد منك ماهو أكثر من التملق
    Bundan daha fazlasını da yapacağım, hem de çok daha fazlasını. Open Subtitles إنني سأفعل ماهو أكثر من هذا، أكثر بكثير
    -Şey, umduğundan çok daha fazlasını alacaksın, Kit. Open Subtitles -سوف تحصلين على ماهو أكثر بكثير مما كنت تخططين
    Bacaklarından daha fazlasını kaybetti diyorum. Open Subtitles أعني أنها قد فقدت ماهو أكثر من ساقيها
    İnsanlar mekanlardan daha fazlasını da yollayabiliyorlar. Open Subtitles الناس يمكنهم نشر ماهو أكثر من المواقع،
    Sizinle bununla ilgili konuşmak istiyorum. Çünkü vermekten daha fazlası, vermekten bile fazlası, çoğunluğun iyiliği için karşımızdakiyle birlikte bizi yükseltecek ve tartabilecek olan daha zekice bir şey yapmaktır. TED أريد ان أحدِثكم عن ذلك، لأنه ماهو حتى أكثر من العطاء، أجل ماهو أكثر من العطاء هو القدرة التي تجعلنا نعمل شيء أكثر ذكاءً مع بعضنا لخيرٍ أكبر هذا يرفعنا ويفيدنا جميعاً وهذا يمكن أن يزداد
    Sizden ne tür fırsat-yaratanlar olabileceğimizi değerlendirmenizi istiyorum. Çünkü servetten ya da süslü ünvanlardan ya da çok fazla insan tanımaktan daha fazlası, birbirimizin iyi yönlerini farkedip, onları ortaya çıkarmaktır. TED ما اطلبه منكم ان تأخذوه بعين الأعتبار هو أي نوع من صُناع الفُرص قد نكون، لأن ماهو أكثر من الثروة والالقاب الفاخرة أو المعارف الكثيرون، هي قدرتنا على الالتفاف حول الجانب الجيد من بعضنا واظهاره
    Keşke elimizden daha fazlası gelseydi. Open Subtitles أتمنى لو كان هنالك ماهو أكثر لنفعله
    Evet,eee, sadece Phoebe'nin hayatını kurtarmaktan daha fazlası var burada, Cole. Open Subtitles أجل، لكن هنالك ماهو أكثر أهمية من حياة "فيبي"، كول
    Benim çok daha fazla şey yapmama izin veriyorlar. Open Subtitles لقد جعلوني أفعل ماهو أكثر من ذلك
    Haydi ama bundan daha azıyla, daha fazla şey yaptık. Sanderson gibi birine karşı değil. Open Subtitles 268)} .بربكِ، فعلنا ماهو أكثر بأشياء أقل - .(ليس ضد شخص كـ(ساندرسن -

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus