Tek yapabileceğimiz Ona yol göstermek ve sonra, hangi yolu seçerse seçsin bu onun kararı. | Open Subtitles | كل مايمكننا فعله هو توجيهها إلى الطريق الصحيح، ثم وأي طريق قد اختارته، هو قرارها |
Şu anda yapabileceğimiz, aklını iyileşmeye ve geri dönmeye taktığını ümit etmek. | Open Subtitles | حاليا كل مايمكننا فعله هو أن نأمل أن يتمركز تفكيرها في أن تتعافى وتعود لنا |
- Hikaye böyle bitiyor, yapabileceğimiz bir şey yok. | Open Subtitles | هكذا ستنتهي القصة، ليس هنالك مايمكننا فعله |
Tep yapabileceğimiz yarasının ciddi olduğunu ona söylemek. | Open Subtitles | أعني كل مايمكننا فعله هو أن نشرح لها أن جرحها خطير جداً |
Hiç yanlış yapmamaya çok dikkat etmeliyiz, bu deneylerde elimizden gelenin kesinlikle en iyisini yapmalı ve elde ettiğimiz sonuçlardan hangisinin gerçekten bu büyük keşfe bizi ulaştıracak büyük altın fırsatlardan biri olduğunu bularak, avantajı elimize geçirmeliyiz. | Open Subtitles | ونحن نفعل بالتأكيد كل مايمكننا فعله فى هذه التجارب وننتهز فرصة أن هذا فعلاً أحد الفرص الذهبية العظيمة للإكتشاف. |
Piknik alanı için yapabileceğimiz bir şeyler olmalı. | Open Subtitles | لابد أن هناك مايمكننا فعله لنعيد ساحة الاستجمام |
yapabileceğimiz tek şey kendimizi kadere teslim etmek | Open Subtitles | كل مايمكننا فعله هو التَّحلي بالإيمان |
Belki de dua etmek tek yapabileceğimiz şeydir. | Open Subtitles | أن نصلي له هو أكثر مايمكننا فعله |
Galiba şimdilik tek yapabileceğimiz o şeyi açmaya çalışmak. | Open Subtitles | ...أعتقد أن كل مايمكننا فعله الآن محاولة فتح هذا الشيئ |
Gerçek bu. yapabileceğimiz bir şey yok. | Open Subtitles | إنّها الحقيقة، ليس هنالك مايمكننا فعله |
Keşke yapabileceğimiz bir şey olsaydı. | Open Subtitles | أتمنّى لو أنّ هنالك مايمكننا فعله |
Gerçek bu. yapabileceğimiz bir şey yok. | Open Subtitles | إنّها الحقيقة، ليس هنالك مايمكننا فعله |
Sizin için yapabileceğimiz tek şey budur. | Open Subtitles | لكن هذا كل مايمكننا فعله من اجلك |
- Kız için yapabileceğimiz hiçbir şey yok. | Open Subtitles | ليس هناك مايمكننا فعله من اجلها |
yapabileceğimiz birşeyler olmalı. | Open Subtitles | اتمنى ان هناك مايمكننا فعله |
Tek yapabileceğimiz yolumuza devam etmek. | Open Subtitles | كل مايمكننا فعله هو المضي |
- yapabileceğimiz bir şey yok. | Open Subtitles | ليس هنالك مايمكننا فعله |
Şu an yapabileceğimiz en iyi şey Wayne'i ve arkadaşlarını kapsıyor. | Open Subtitles | . لكنّ هذه ظروفٌ مستحيلة للعمل ، أفضل مايمكننا فعله للآن هو احتواء (واين) وحلفائِه |
Çok olmadığını biliyorum, ama elimizden geleni yaptık. | Open Subtitles | أعلم انه ليس كثير لكننا نفعل مايمكننا فعله |
Ramira, annenin şu arkadaşını bulalım. Tek elimizden gelen bu. | Open Subtitles | "رامير" دعينا نجد صديقة والدتكِ ذلك، فهذا كل مايمكننا فعله. |
Pekala. Bence bu gece için elimizden geleni yaptık. | Open Subtitles | حسنـًا، أعتقد أنّنا عملنا مايمكننا فعله لليلّة |