| - İşine bak. Saklayacak birşeyim yok. Çantamda. | Open Subtitles | تفضل ليس لدي ما أخفيه في حقيبتي |
| Saklayacak birşeyim yok. | Open Subtitles | ليس لدى ما أخفيه |
| Bir şey söylemekten korkmuyorum, tamam mı? Saklayacak bir şeyim yok. | Open Subtitles | لستُ خائفةً من البوحِ بأي شيء فليسَ لديَّ ما أخفيه أصلاً |
| Evime gelip arama yapabilirsiniz. Kimseden Saklayacak bir şeyim yok. | Open Subtitles | يمكنك الدخول إلى منزلي، ليس لديّ ما أخفيه عن أحد. |
| Bir kardeş olarak endişeni anlıyorum ama Saklayacak hiçbir şeyim yok. | Open Subtitles | حسنا، أقدر قلقك الأخوي لكن ليس لدي ما أخفيه |
| Benim Saklayacak hiçbir şeyim yok. Yani benim için, kişisel olarak, kolay. | Open Subtitles | أنا ليس لدي ما أخفيه ولذلك بالنسبة لي الأمر سهل |
| Artık Sırrım yok. | Open Subtitles | والآن لم يعد لديّ ما أخفيه. |
| Senin için belirsizliği kaldırayım. | Open Subtitles | سأزيلُ عنك ما أخفيه. |
| - Saklayacak birşeyim yok. | Open Subtitles | ـ ليس لدى ما أخفيه |
| - Gerçi Saklayacak birşeyim de yok. | Open Subtitles | -ليس لأن لدي ما أخفيه -لا! |
| Herkes beni araştırıp görebilir. Benim Saklayacak bir şeyim yok. | Open Subtitles | يُمكن للجميع أن يبحث عنّي ويراني، ليس لديّ ما أخفيه. |
| Şimdi şunu düşünebilirsiniz, bu bende geçerli olmaz, çünkü Saklayacak bir şeyim yok. | TED | الآن إنك قد تفكر، إن هذا لا ينطبق علي، لأن ليس لدي ما أخفيه. |
| Bütün dinleyicilerim dostum olduğuna göre, onlardan Saklayacak bir şeyim yok. | Open Subtitles | بما أن جميع من هنا هم أصدقائى فليس هناك ما أخفيه عنهم |
| İlk ben başlıyorum çünkü Saklayacak hiçbir şeyim yok. | Open Subtitles | سأبدأ أنا الأولى لأنّه ليس لديّ ما أخفيه. |
| Saklayacak hiçbir şeyim yok. Kıskandın ve onu öldürdün. | Open Subtitles | ليس لدى ما أخفيه كنتِ غيورة وقتلتيه |
| Saklayacak hiçbir şeyim yok. | Open Subtitles | ليس لدي ما أخفيه عنكم |
| Senin için belirsizliği kaldırayım. | Open Subtitles | سأزيلُ عنك ما أخفيه. |