| söylemek istediğim şey hâlâ gerçek katillerin peşindeyiz. | Open Subtitles | ما أود قوله هو أننا ما زلنا نبحث عن القتلة الحقيقيين |
| Sana buraya geldiğimden beri söylemek istediğim bir şey var. Bırakıyorum. | Open Subtitles | هناك شيء ما أود قوله منذ اليوم الأول لي في العمل هنا استقيل |
| söylemek istediğim, mantıksal olarak sevişmek için bir sene beklememiz gerekmiyor. | Open Subtitles | كل ما أود قوله, هو أنه منطقياً, ربما قد لا يتوجب علينا الإنتظار لممارسة الجنس العام القادم |
| Yurievich'i ortadan kaldırmana yardım etmeme izin ver. Sonrasında sana diyeceğimi dinleyeceksin. | Open Subtitles | دعني أساعدك للإطاحة بـ (يوريفتش) ثم ستسمع ما أود قوله لك. |
| Yurievich'i ortadan kaldırmana yardım etmeme izin ver. Sonrasında sana diyeceğimi dinleyeceksin. | Open Subtitles | دعني أساعدك للإطاحة بـ (يوريفتش) ثم ستسمع ما أود قوله لك. |
| Evet. Aslında söylemek istediğim: | Open Subtitles | أجل، ما أود قوله حقًا هو: |
| Sana söylemek istediğim bir şey var. | Open Subtitles | يُوجد شيئاً ما أود قوله لكى |
| söylemek istediğim şey babam için değil yani. | Open Subtitles | اذن اذن ما أود قوله ليس لأبي |
| Bak, söylemek istediğim, senden hoşlanıyorum. | Open Subtitles | أنظر, ما أود قوله هو أني أحبك |
| Bak, seni insan kalkanı olarak kullanmadan önce söylemek istediğim bir şey var. | Open Subtitles | هنالك ما أود قوله |
| - söylemek istediğim bir şey var. | Open Subtitles | ثمة ما أود قوله |
| Evet, ama söylemek istediğim Jey. | Open Subtitles | نعم، ولكن ما أود قوله يا(جاي). |
| - söylemek istediğim... | Open Subtitles | - ما أود قوله هو ... |
| - Benim söylemek istediğim de bu işte. | Open Subtitles | -وهذا ما أود قوله ... |
| - Benim söylemek istediğim de bu işte. | Open Subtitles | -وهذا ما أود قوله ... |