Bana satılan maden yatağının... yaygın deyimle kurumuş olup olmadığını tartışmayalım. | Open Subtitles | لا داعي لأن نصل إلى مسألة ما إن كان موقعي مستنزفاً كما يقولون |
Şimdi bana, eğer benim ameliyata girmememi isteseniz bile, doğru şey olup olmadığını sorun. | Open Subtitles | اسألني ما إن كان هذا هو التصرف السليم حتى إن طالبت بألا أساعد أنا بالجراحة |
Sanırım onun burada bir yerde olup olmadığını bilmek ve beni sevip sevmediği, | Open Subtitles | أريد فقط أن أعرف ما إن كان متواجداً بالقرب مني و إن كان يحبني فعلاً |
İçeride bir başkasının olup olmadığını kesinlikle nasıl bilebilirim? | Open Subtitles | لا أستطيع الجزم بطريقة أو بأخرى ما إن كان أحدًا هناك أم لا |
Eğer sır tutup tutamaz mı diye soruyorsan.. | Open Subtitles | إن كنتَ تسأل ما إن كان ان يعرف كيف يكتم سراً |
Fabrikanın henüz kontrole hazır olup olmadığını bilmiyorum ama onu oraya götürecek kişi ben olmalıyım, değil mi? | Open Subtitles | لذا لا أعلم ما إن كان المكان مناسب للمراقبة بعد، لكن ينبغي أن أكون ذاك الشخص الذي يقلّه لهناك، صحيح؟ |
Utangaçların kralı olup olmadığını yanlış soruları sorup sormadığımı ya da bir dil engeli falan olup olmadığını ona soramadım. | Open Subtitles | ولم أستطع التحديد ما إن كان خجولا للغاية أو أني كنت |
Soru Yargıç Creary'nin bu yorumları yaparak taraf tuttuğunu gösterip göstermemesi, ...ya da onların doğru olup olmadığını tespit etmek değil. | Open Subtitles | المسألة هي ما إن كان القاضي كريري قد أبدى تحيزًا بإلقاءه تلك التعليقات |
Oh, bilmiyorum. Gelmemin senin için gerçekten önemli olup olmadığını bilemiyorum. | Open Subtitles | لا أعلم، لا يمكنني الجزم ما إن كان حضوري يهمّك. |
Eğer birinde silah olup olmadığını bilmek istiyorsan onu kullanması için kışkırtman gerekir. | Open Subtitles | إن وددت التبيُّن ما إن كان أحد يملك سلاحًا، فاستفزّه لاستخدامه. |
Sadece profilimize uygun biri olup olmadığını soruyoruz. | Open Subtitles | نحن فقط نسألكِ ما إن كان يخطر في بالكِ أيّ شخص قد يناسب الأوصاف. |
Oradaki işiyle ilgili olup olmadığını merak ediyorum. | Open Subtitles | أشعر بالفضول لمعرفة ما إن كان لهذا أي شيء يخص عملها هناك. |
Ama kararında bir hata olup olmadığını soruyorsanız orası size kalmış. | Open Subtitles | والآنً, إن كنتم تتسائلونَ ما إن كان هنالكَـ خطأٌ في قرارهِ فالحكمُ عائدٌ لكم |
Bütün bunlar yaptıklarımın hiçbir olumlu etkisinin olup olmadığını düşündürüyor. | Open Subtitles | هذا يجعلني أتساءل ما إن كان لما أفعله أي تأثير إيجابيّ. |
Sasuke'nin o Uzay-Zaman'da olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | لا ندري حتّى ما إن كان ساسكي في ذلك الجيكوكان |
Henüz paniğe kapılmayalım. Raporun uygun olup olmadığını bile bilmiyoruz. | Open Subtitles | ما كنت لأهلع بعد، نجهل ما إن كان هذا التقرير شرعيًّا أصلًا. |
Senatörün evde olup olmadığını şu an için bilemiyoruz... | Open Subtitles | إلى وقتنا هذا، نجهل ما إن كان السيناتور في منزله حقاً... |
Sevgili kızım baban, az önce bunun bir aşk mektubu olup olmadığını sordu. | Open Subtitles | إلى ابنتي الصغيرة" "والدك سأل توًّا ما إن كان هذا خطابًا غراميًّا" |
Yeni tanıdığın birinin güvenilir olup olmadığını test etmek için, | Open Subtitles | -ماذا؟ لمعرفة ما إن كان من الممكن الوثوق بصديق جديد... |
Baban aramış. Altılığın var mı diye soruyordu. | Open Subtitles | اتصل أباك يود معرفة ما إن كان لديك ورق 6 |
Yardıma ihtiyacı var mı diye bakmak istedim sadece. | Open Subtitles | أردتُ أن أرى ما إن كان بحاجة للمساعدة فحسب. |