| Senin Ne düşündüğün önemli değil çünkü burada tıp diploması olan benim. | Open Subtitles | حسنا , لا يهم حقا ما تعتقده لاننى من املك الدرجة الطبية |
| - Phoebe, bence onunla... - Ne düşündüğün umrumda değil. | Open Subtitles | فيبي أنا لا أعتقد بأنه يجب عليكِ أن لا يهمني ما تعتقده |
| Ama kız arkadaşımın arkadaşlarım hakkında ne düşündüğü çok önemli. | Open Subtitles | ولكن بالتأكيد هو أمر مهم ما تعتقده عشيقتي حيال أصدقائي.. |
| Sadece söylüyorum, Düşündüğün şey değil, düşündüğün şeyi bir an önce söyle. | Open Subtitles | أخبرتك الآن أن الأمر ليس كما تعتقد وأنت في الحال تقول ما تعتقده |
| Tamam. Ne düşündüğünü biliyorum. Fakat kimseyi öldürmedim. | Open Subtitles | حسناً، حسناً أعرف ما تعتقده ولكنني لم أقتل أحد |
| - Daniel, düşündüğün gibi değil. - Nasıl o zaman? | Open Subtitles | دانيال، هذا ليس ما تعتقده - ما هو بالضبط، إذاً؟ |
| Düşündüğünüz gibi biri olmadığına inanıyorum. | Open Subtitles | انا لا اعتقد ما تعتقده انا لا اعتقد انه قد مات |
| Üst katta uyuyan patronum da öyle düşünüyor. | Open Subtitles | هذا ما تعتقده زوجتي |
| Eğer inandığınız şey buysa o zaman hiçbir şey dinlememişsiniz demek... | Open Subtitles | إن كان ذلك ما تعتقده فأنت لم تكن تنصت إلى أي شيء إذاً |
| Günün sonunda, önemli olan senin Ne düşündüğün olacak. | Open Subtitles | في نهاية اليوم كل ما يهم هو ما تعتقده أنت |
| Hakkımda Ne düşündüğün, önemli değil. | Open Subtitles | ما تعتقده بخصوصي لا يهمني كثيرا |
| Senin Ne düşündüğün umurumda değil. Celia. | Open Subtitles | انا لا أعطي أي بال في ما تعتقده |
| Onun ne bildiği ya da ne düşündüğü çok önemli değil. Şu anda düşünemiyor, en azından mantıklı olarak düşünemiyor. | Open Subtitles | لايهم ما تعرفه أو ما تعتقده إنّها لا تفكر حالياً، ليس بعقلانية |
| Benim hakkımda ne isterseniz düşünün ama umrumda olan tek şey küçük hanımın ne düşündüğü. | Open Subtitles | فكر ما تريد عني ولكن كل ما يهمني هو ما تعتقده هذه السيدة بي |
| Düşündüğün şey bumu... deli çocuk? Tristen! | Open Subtitles | أهذا ما تعتقده أيها الفتى المجنون؟ |
| - Düşündüğün şey olmayabilir. | Open Subtitles | أتعلم ، ربّما لا يكون ما تعتقده |
| Anne olarak hakkımda Ne düşündüğünü bilmem iyi oldu. | Open Subtitles | من الجيد معرفة ما تعتقده بشأني كأم |
| Ne düşündüğünü biliyorum. | Open Subtitles | أعلم ما تعتقده. |
| Açık büfe olmadığının farkındayım, ancak düşündüğün gibi değil. | Open Subtitles | أدرك أنها ليس مجانية للجميع لكن هذا ليس ما تعتقده |
| düşündüğün gibi değil. Benim amcam o. | Open Subtitles | هذا ليس ما تعتقده إنه عمي |
| Düşündüğünüz gibi biri olmadığına inanıyorum. | Open Subtitles | انا لا اعتقد ما تعتقده انا لا اعتقد انه قد مات |
| Bana inanmalısınız efendim Düşündüğünüz gibi değil. / Asla olmaz. | Open Subtitles | أوين : يجب عليك أن تصدقني سيدي إنه ليس ما تعتقده توني : |
| - Sen ne düşünüyorsan, o da öyle düşünüyor. | Open Subtitles | -كل ما تعتقده هي, تعتقده أنت |
| Karar vermelisiniz inandığınız şey Roma için en iyisidir. | Open Subtitles | عليك أن تقرّر ما تعتقده الأفضل لـ(روما). |
| Ama önemli olan senin görüşün. Sen ne düşünüyorsun? | Open Subtitles | لكن المهم هنا هو ما تعتقده أنت ماذا تعتقد أنت |