| çaldığı şeyi, başka bir suç işlemek için kullanabilir. | Open Subtitles | من المحتمل أنه سيستخدم ما سرقه لارتكاب جريمة أخرى. |
| çaldığı şeyi getirmediği takdirde onu bekleyen akıbet hakkında bir hatırlatmaydı. | Open Subtitles | بل كان تذكيراً للمصير الذي ينتظره إذا لمْ يرجع ما سرقه. أين كنت الليلة الماضية بين السابعة والثامنة؟ |
| Belki de bir şey çaldı, ve çaldığı şeyi... partiden çıkarabilmek için kızı kullandı. | Open Subtitles | واستغلها لإخراج ما سرقه من الحفلة ومن ثم تبعها (لانغفورد)، |
| Düşmanlarının ne çaldığını unuttun mu? | Open Subtitles | هل نسيتِ ما سرقه اعدائكِ منكِ؟ |
| ne çaldığını ispatlamanın da bir yolu yok. | Open Subtitles | . ولا يوجد لدينا وسيلة لإثبات ما سرقه |
| Senden ne çaldıysa, onu al ve git. | Open Subtitles | أي يكن ما سرقه منكم، فخذوه وارحلوا |
| Wendell her ne çaldıysa sadece ona ve kız kardeşine bir anlam ifade ediyordu. | Open Subtitles | أياً كان ما سرقه (ويندل) كان قيّماً له ولأخته التوأم. |
| Pentagon'dan çaldığı şeyi hesaba katarsak benim ilk tahminim hükümet olurdu... ama Washington'daki bağlantılarımla konuştuktan sonra, öyle olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | ..... باعتبار ما سرقه من وزارة الدفاع ، ردت فعلي الأولى كانت ، آه ،"الحكومة ، لكن بعد أن تحدثت إلى معارفي في "واشنطن لا أعتقد ذلك |
| Wendell çaldığı şeyi Gemini'nin içerisine saklamıştır diye düşünmüştüm. | Open Subtitles | لقد ظننتُ أنّ (ويندل) سيُخبّئ ما سرقه -داخل التوأم ... |
| Loeb'ün çaldığı şeyi? | Open Subtitles | ما سرقه (لوب). |
| Sampson'un Allman Endüstri'den ne çaldığını buldum. | Open Subtitles | عليكما تأجيل ذلك ورؤية هذا. تبينت ما سرقه (سامبسون) من صناعات (ألمان) |
| Wendell'ın ne çaldığını biliyoruz. | Open Subtitles | نعرف ما سرقه (ويندل). |