| Başına gelenleri bastırmayı öğrendiğini söylerken yaptığın şey bu muydu? | Open Subtitles | أهذا ما قمتِ به عندما قلتِ أنكِ تعلمتِ كيفية طمس ما حدث لك؟ |
| yaptığın şey gerçekten harikaydı. İçeri girdin ve ona yardım ettin. | Open Subtitles | كان رائعاً ما قمتِ به الدخول إليها و ابقائها مخدرة |
| Dün gece yaptığın şey için minnettarım. | Open Subtitles | أقدّر لكِ ما قمتِ به مهما يكن ليلة أمس |
| Şurada yaptığın şey hoşuma gitti. | Open Subtitles | يعجبني ما قمتِ به هنا. |
| yaptıklarından sonra, seninle işim bitti artık. | Open Subtitles | بعد كل ما قمتِ به يمكنك أن تتوقفي عن البكاء الآن |
| Veba, yaptıklarından dolayı kendini suçlu hissetmene gerek yok. | Open Subtitles | أيُّها الوباء, لا يتوجبُ عليكِ بأن تشعري بالذنب حيالِ ما قمتِ به |
| - Ama bu kız için yaptığın şey... | Open Subtitles | ما قمتِ به لأجل هذه الفتاة |
| Cat, yaptığın şey için çok minnettarım. | Open Subtitles | (كات) أقدر تماماً ما قمتِ به |
| Yine de senin yaptıklarından daha fazla. | Open Subtitles | ولكنّ بالرّغم من ذلك، فهذا يفوق ما قمتِ به. |
| İçeride yaptıklarından sonra... | Open Subtitles | بعد ما قمتِ به هناك... |