| Buluştuğum ilk jüri, Bobby'nin hak ettiğini bulduğunu düşünüyordu. | TED | وكان أول عضو قابلته يؤمن أن بوبي حصل على ما يستحق |
| hak ettiğini aldı... hiç düşünmeden öylesine tehlikeli girişimlere atıldı ki. | Open Subtitles | وهو نال ما يستحق لمخاطرته بمثل تلك المغامرة الطائشة |
| ne olursa olsun, Isaac Newton, yaşamış en büyük bilim adamı, İsa'nın dünyaya özellikle yer çekimi kaldıraçlarını çalıştırmak için geldiğini düşündü. | TED | ما يستحق الذكر ان إسحاق نيوتن وهو أعظم عالم عاش على الأرض اعتقد أن المسيح أتى إلى الأرض فقط من أجل التحكم بالجاذبية. |
| Ne pahasına olursa olsun, buna katılmıyorum. | Open Subtitles | لأجل ما يستحق أنا لست موافقاً على هذا |
| Daha fazla sır yok. En azından, hiçbiri çalmaya değmez. | Open Subtitles | لم يعد الامر خافيا على الاقل , لا يوجد منها ما يستحق السرقه |
| İyi bir taksicinin, yapılmaya değer şeyleri gösteren radarı vardır. | Open Subtitles | رور: سائق الاجرة الجيد لديه عداد يقول له ما يستحق به. |
| Bu ülke inanca sırtını dönmeye devam ettikçe, kurtarılmaya değer bir şey kalmayacak. | Open Subtitles | إذا استمرت هذه البلاد بإعراضها عن الدين فلن يكون هناك ما يستحق الانقاذ |
| Dedektif, kocamın ne hak ettiğini kesinlikle biliyorum. | Open Subtitles | أيها المحقق لا أعرف بالضبط ما يستحق زوجي |
| hak ettiğini alacak. Hep alırlar. | Open Subtitles | هو سيحصل على ما يستحق دائماً يحدث هذا لمن هم مثله |
| Halkımızı Tanrı'dan uzaklaştırmaya çalışıyordu. hak ettiğini buldu. | Open Subtitles | لقد كان يحاول تضليل شعبنا عن الله، لقد نال ما يستحق |
| - Bu adamın neyi hak ettiğini biliyorsun, değil mi? | Open Subtitles | انت تفهم ان هذا الرجل نال ما يستحق , صحيح ؟ |
| Alak, sonucu ne olursa olsun hepimiz aptalca şeyler yaparız. | Open Subtitles | ألاك، من أجل كل ما يستحق نحن نفعل كل الأشياء الغبية |
| Her ne olursa olsun, yolsuz bir sisteme karşı çıktığın için seni takdir ettim. | Open Subtitles | أتعلمين على ما يستحق انا أحييك على انسحابك من النظام الفاسد |
| ne olursa olsun, Sophie haklıymış. | Open Subtitles | و على ما يستحق ، صوفي كانت على حق |
| Yine de size iyi şanslar dilerim, Vienna. Ne pahasına olursa olsun. | Open Subtitles | لكن أتمنى لكِ الحظ يا (فيينا) لكل ما يستحق |
| Ne pahasına olursa olsun elimde olsa Amelia'nın hayatını bağışlardım. | Open Subtitles | على ما يستحق على الرغم من ذلك كنت سأدخر (إيميليا) لو تمكنت |
| Onlara ne istiyorlarsa verin. Burada ölmeye değmez. Charley, hadi. | Open Subtitles | دعوهم يحصلو على ما يريدون لا يوجد ما يستحق ان نموت من اجلة |
| Saklanmaya değer şeyleri sakla! | Open Subtitles | خبّئ ما يستحق الإختباء، أيها الوغد! |
| Asıl fikrimi söylemek istiyorum, eğer Hindistan ile alakalı kayda değer bir şey kutlaycaksak, bu, askeri ve ekonomik güç olmamalı. | TED | وما أريد أن أوضحه كنقطة هو أنه إذا كان هناك ما يستحق الإحتفاء به في الهند، فهو ليس القوى العسكرية ولا الاقتصادية. |
| Sanki bunu hak etmiş gibi, birinin hazinesini açmak falan ve diğer şeyler. | Open Subtitles | ونوعا ما يستحق ذلك ففتح مكتنزات رجل آخر.. |
| Oh, hayır aması yok. O hakettiğini aldı. | Open Subtitles | وليس هناك ولكن, حدث له ما يستحق. |