| Şimdi kafasında kızların olmaması lazım. Bu hayatının en önemli maçı. | Open Subtitles | ليس من المفترض أن يشغل تفكيره في الفتيات إنها أعظم مباراة في حياته |
| Bu turnuvanın ilk maçı. Hadi kendi taktiğimizi oluşturalım. | Open Subtitles | هذه اول مباراة في البطولة دعونا نلعب بجِد |
| Sezonun 3'üncü maçı, Finn ile tanıştıktan kısa süre sonra Yeti boyutlarında bir savunma oyuncusu hattı bozdu. | Open Subtitles | ثالث مباراة في الموسم , بعد أن قابلت النجم فين ماباشرة مدافع الثلج هذه قد تخطت الحدود |
| Tuz koymak yok. En önemli maçın yaklaşıyor. | Open Subtitles | عزيزي، لا مزيد من الملح لك، أهم مباراة في الموسم قادمة |
| Ingemar, yarın maçın var. | Open Subtitles | لديك مباراة في الغد, إينجمار. |
| Bu, boks maçında fırlayan bir dişin öyküsü | Open Subtitles | هذه هي قصة الأسنان التى ضربت خلال مباراة في الملاكمة |
| Ama işte burada. Belki de hayatının en büyük maçında. | Open Subtitles | أتعلم، هاهو في أكبر مباراة في حياته ربما |
| Mezunlar günündeki yılın en büyük maçına hepiniz hoş geldiniz. | Open Subtitles | مرحباً لكُلّ شخص إلى المباراة النهائية أكبر مباراة في السنه |
| Kariyerinin en büyük maçı. Hapimizin kariyerinin en büyük maçı. | Open Subtitles | أكبر مباراة في مهنته الجحيم، في مهننا جميعاً |
| Bu sezonun son maçı, tamam mı? | Open Subtitles | حسناً, انها آخر مباراة في الموسم, اتفقنا؟ |
| Pekâlâ millet, bu yılın maçı ve mümkün olduğunca az olay yaşanmasını istiyoruz. | Open Subtitles | حسناً, هذه أهم مباراة في العام و نريد للأمور أن تبتعد عن المشاكل بأكبر قدر |
| Eric... dart takımımın iki saate maçı var ve alıştırma yapmam lazım. | Open Subtitles | اريك... فريق السهام بلدي لديه مباراة في ساعتين وأنا بحاجة إلى ممارسة. |
| Ama bu futbol maçı değildi. Bu uyuşturucu işiydi. | Open Subtitles | لكن ، لم تكن ه ذه مباراة في كرة القدم بل كان تجارة مخدرات |
| Lisede bir maçı çok net hatırlıyorum. | TED | أتذكر بوضوح مباراة في الثانوية. |
| Yakında maçın var. | Open Subtitles | ولكن لديك مباراة في وقت قريب. |
| Senin maçın var mı? | Open Subtitles | لديك مباراة في ذلك اليوم؟ |
| Sezonun en önemli maçında yedek bıraktın maçı izleyen bir sürü menajer olduğunu biliyordun... | Open Subtitles | أنت أجلسته على مقاعد البدلاء في أكبر مباراة في هذا الموسم . و أنت تعرف كم فتياناً كانوا خارجاً هناك . |
| Kickbox maçında oldu. | Open Subtitles | لقد خضتُ مباراة في الملاكمة |
| Ya da futbol maçına gidip bir hafta eve dönmemek gibi değil. | Open Subtitles | و خرجتُ من أجل مباراة في كرة القدم وبقيت بالخارج لمدة أسبوعٍ |
| Garden'daki ilk maçına çıkmak nasıl bir şey? | Open Subtitles | ما شعورك بأول مباراة في مديسون سكوير غاردن ؟ |