| Biz de altı kutu şeftalili şarap soğutucusu içtik. | Open Subtitles | نحن شربنا ستة مجموعات من مبردات نبيذ الخوخ |
| Böyle insanları.., ...etkileyecek su soğutucusu gibi bir şey. | Open Subtitles | شيء ما يدفع الناس -للحديث عنه عند مبردات المياه . |
| Ayrıca, ben oyumu kullandım ve her zaman birkaç şarap soğutma kovasından ve akılsız olanlardan yana oluştu. | Open Subtitles | إلى جانب ذلك, عندما أقوم بحركتي أنها عادة تتضمن القليل من مبردات النبيذ .و الإنعدام التام للرقة |
| Şarap soğutma kovalarından oluşan bir kutuya da sahip olmak isterdi. | Open Subtitles | .و تمنى أيضا لو كان لديه صندوق من مبردات النبيذ |
| Bu soğutucular beyinlerle dolu. | Open Subtitles | هذه مبردات مليئة العقول. |
| ...aynı şekilde yalıtılmış soğutucular bulundu." | Open Subtitles | "مبردات متطابقة معزولة الصفراء". |
| Merhaba, ben kampüs polisiyim. Şarap soğutucularını kaldırın bakayım. | Open Subtitles | هاي نحن شرطة الحرم الجامعي ,اخفو مبردات النبيذ |
| O zaman yağ soğutucularını eski yerlerine koyacağız. | Open Subtitles | يجدر بنا إذاً نقل مبردات الزيت إلى موضعها القديم. |
| Unutma! Şarap soğutma kovası götüreceksin. | Open Subtitles | ستقابله عند الثامنة, وستحضر مبردات النبيذ |
| - Şarap soğutma kovası var mı? | Open Subtitles | أيوجد اى مبردات خمر؟ |