| Hayatımda hiç yürüyen bir araçtan atlamamıştım. | Open Subtitles | لم أقفز أبداً من مركبة متحرّكة طوال حياتي |
| Biliyorsun James, gerçektende yürüyen bir tıbbi mucizesin. | Open Subtitles | أنت يا جيمس معجزة طبيّة متحرّكة |
| Ayrıca, tekerlekli sandalye olabilirler. | Open Subtitles | او بمعني أخر يجب ان يكونوا على كراسيّ متحرّكة |
| Sol tarafım tekerlekli araba ile onu taşıyordu. | Open Subtitles | و في جانبي الأيسر كان عليّ أن أدفعها إلى عربة متحرّكة صغيرة. |
| Hızlı araç kullanmak, ...hareket eden aracın içinde edepsiz teşhircilik. | Open Subtitles | تهوّر في السرعة عرض بذيء داخل عربة متحرّكة |
| Ben de zaten senin hareket eden bir helikopterden o adamı vurmadığından emindim. | Open Subtitles | وأنا لا أصدق بأنّك أصبت رجلا من مروحية متحرّكة |
| Ben tekerlekli sandalyeli dört farklı adam tarafından terk edildim. | Open Subtitles | تمّ هجري سلفاً من 4 رجال على كراسي متحرّكة |
| tekerlekli sandalyesi olan ibneler de yok değil. | Open Subtitles | . هناك شواذ على كراسي متحرّكة |
| Seni hareket eden bir arabadan aldım. | Open Subtitles | لقد أخذتك من سيارة متحرّكة. |
| hareket eden para kutusu! | Open Subtitles | دخلتْ في علبة متحرّكة! |
| hareket eden para kutusu! | Open Subtitles | رمية في علبة متحرّكة! |