İşim aracılığıyla insanların doğadan ayrı olmadıklarını ve herşeyin birbirine bağlantılı olduğunu aktarmaya çalışıyorum. | TED | أحاول من خلال عملي إظهار أن البشر ليسوا منفصلين عن الطبيعة وأن كل شيء مترابط. |
Hükûmetinde olup bitenleri her liderin yanıtlaması yerine, herkes dünyayı devasa bir ara bağlantılı sistem olarak ele almalıdır. | TED | بدلًا من أن يستجيب كل رئيس لما يحدث داخل دائرة نفوذه، هنا يجب على الجميع معاملة العالم كنظام عملاق مترابط. |
- bağlantılı değiller. | Open Subtitles | من الغير جيّد القفز من الغذاء إلى الأمن هذا غير مترابط |
Belki de, birbirine bağlı bir topluma geri dönmüşseniz, travmadan paçayı kolayca sıyırabilirsiniz. | TED | وربما إن رجعت لمجتمع قبلي مترابط وبسيط فستكون قادرا على أن تتغلب على الصدمات بصورة أسرع. |
Hayattaki her şey örümcek ağı gibi birbiriyle bağlantılıdır. | Open Subtitles | كل شئ فى هذه الحياة مترابط كـَ بيت عنكبـوت |
bağlanmış olarak varsaymayalım. Kendi bağlantılarımızı kurmaya başlamalıyız. Eşit ve küresel olarak bağlanmış bir dünya | TED | ينبغي علينا أن نبدأ بوضع علاقاتنا أن ندافع عن فكرة تكوين عالم متساوي وعالمي مترابط فيما بينه. |
Merak ettim de eşcinsel olmakla, hırsızlık yapmanın bağlantılı şeyler mi yoksa... | Open Subtitles | أنا فقط أتساءل هل الشيء المتعلق بالإنحراف والسرقة هو شيء مترابط |
Buzullar, pornocular, zehirli su, mutantlar hepsi bağlantılı. | Open Subtitles | الغطاء الجليدي والإباحية والمتحولون والماء السام كل ذلك مترابط |
Başlangıçda o özel efekti yapmasının sebebi oradaki herkesi bağlantılılık, birbirine bağlantılılık kavramı ve hayattaki her şeyin nasıl birbiriyle bağlantılı olduğu hakkında düşündürmekti. | TED | قام هو بهذا التأثير الخاص في البداية ليحث الجميع على التفكير في الترابط والارتباط وكيف أن كل شئ في الدنيا مترابط . |
Hannah, çektiğin her şeyin bağlantılı olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | هانا ، أرى أن كل شيء تعانين منه مترابط |
- Ve bu şekilde her şey... - Evet, her şey bağlantılı. | Open Subtitles | ... وبهذه الطريقة - نعم , هذا مترابط بببعض - |
Bunlar hep birbiriyle bağlantılı. | Open Subtitles | هذا كله مترابط مع بعضه |
- Her şey birbiriyle bağlantılı. | Open Subtitles | -كل شيئ مترابط.. كل شيئ . |
Eğer ki, birbirine yabancı, modern bir topluma geri dönerseniz, tüm hayatınıza sarsıntıya uğramış bir biçimde devam edebilirsiniz. | TED | بينما إن رجعت إلى مجتمع عصري غير مترابط لربما بقيت آثار الصدمات معك إلى الأبد. |
Teknolojik sorunlardan kaynaklanacağını ve birbirine bağlı bir dünya olarak hareket etmezsek bunu çözme şansımızın olmadığını söylüyorsun. | TED | بل أنها سوف تنشأ في المسائل التكنولوجية وليس لدينا فرصةٌ لحلها مالم نتصرف كعالم مترابط |
Bizim gibi birbirine bağlı bir toplulukta ölüm çok üzücü bir şey. | Open Subtitles | الموت هو أمر مزعج جداً بالنسبة لمجتمع مترابط كمجتمعنا هذا |
Hiçbir şey de bağlantılıdır. | Open Subtitles | حتى "لا شيء" مترابط. |
Herşey bağlantılıdır. | Open Subtitles | كل شيء مترابط |
Hepsi birbirine bağlanmış, biz de onları büyük bir makine şeklinde düşünmeliyiz, ama asıl durum bu değil. | Open Subtitles | الكثير منها مترابط لكنها ليست عبارة عن آلة واحدة |