| Herşey ya patlayıcı, ya yanıcı, ya da daha kötü. | Open Subtitles | إنه كابوس كل شىء هنا متفجر سريع الأشتعال, أو أسوء |
| Herşey ya patlayıcı, ya yanıcı, ya da daha kötü. | Open Subtitles | إنه كابوس كل شىء هنا متفجر سريع الأشتعال, أو أسوء |
| Midem patlayıcı derecede ishal olduğum zamanki gibi oldu gene. | Open Subtitles | معدتي تشعر مثل ذلك الوقت الذي كان لدي أسهال متفجر |
| Bu videoya ve deneye Supernova dedik, çünkü Patlayan bir yıldıza benziyor. | TED | هذه التجربة وهذا الفيلم بالتحديد ندعوه المستعر الأعظم، لأنها تبدو كنجم متفجر. |
| Ama yerinizde olsam bir patlama sonrası uygulama planını ciddi ciddi düşünürdüm. | Open Subtitles | ولكن اعطى الجدية الى ما يجرى ان هناك متفجر |
| Petrolün ve suyun kimyası aynı zamanda politikalarımıza da bulaştığında, bu kesinlikle çok patlayıcı olur. | TED | كيميائية النفط في الماء عندما لامست سياساتنا كان لها بالفعل تأثير متفجر |
| Dişmacunu plastik patlayıcı... ve diş fırçasıda fünye. | Open Subtitles | معجون الأسنان هو متفجر بلاستيكي و فرشاة الأسنان هي جهاز التفجير |
| Her mermi bir patlayıcı seçilebilir erteleme sigortalı başlık taşıyor. | Open Subtitles | كل طلقة مزودة برأس حربى متفجر جدا فيه فتيل توقيق وفقا للاختيار |
| Göz bende, ve üzerine bir pound patlayıcı yapıştırılmış durumda. | Open Subtitles | لدى العين وكميه من متفجر قوى جداً ملصوقه بها |
| - Uzun hikayenin kısası, patlayıcı tümörler yaratıyor. | Open Subtitles | قصة طويلة ولكن باختصار, انه يخلق ورم متفجر. |
| - Beyaz Saray sığınağına gizlice patlayıcı madde soktuğunu düşünüyorlar. | Open Subtitles | ...يعتقدون أنه قام بإدخال شىء متفجر إلى مخبأ البيت الأبيض |
| Fiberglas altında, şekli verilmiş plastik patlayıcı ve ... bir mil çapında uzaktan kumandalı fitil. | Open Subtitles | متفجر بلاستيكي تحت الألياف الزجاجية, صمام لاسلكي بنطاق قطره ميل |
| Evet, bir de artı olarak Patlayan bir öksürüğü olduğunu da söyleyebilirim. | Open Subtitles | أجل, إضافة إلى أنه حصل على ما يمكن أن تسميه سعال متفجر |
| İşte bu şekilde altın, platin ya da kurşun gibi ağır elementler Patlayan bir yıldızın merkezinde dövülerek oluştu. | Open Subtitles | وهكذا تكونت العناصر الثقيلة مثل الذهب أو البلتينيوم أو الرصاص تمت صياغتها فى قلب نجم متفجر |
| Patlayan bir yıIdızın tüm kütlesini alıp, küçük bir kasaba boyutuna sıkıştırarak karadeliğin muazzam yer çekimsel kuvvetini oluşturuyor. | Open Subtitles | يتطلب الأمر كتلة نجم متفجر بأكمله مُركز في مساحة مدينة صغيرة لخلق قوة سحب الجاذبية الهائلة لثقب أسود |
| Ama yerinizde olsam bir patlama sonrası uygulama planını ciddi ciddi düşünürdüm. | Open Subtitles | ولكن اعطى الجدية الى ما يجرى ان هناك متفجر |
| Burada bir patlama bekliyoruz ve ben senin de buna dahil olmanı istiyorum. | Open Subtitles | الوضع هنا متفجر, و أريدك أن تختلط بهذا |
| Seni patlamalı bir ortamda bırakmış olabilirim ne olmuş yani, sen koca bir adamsın kendini idare edebilirsin. | Open Subtitles | اسفة لتركك فى موقف متفجر انت ولد كبير... . ...يمكنك التصرف بمفردك. |
| Dikkat dağınıklığı, hiperaktivite, sinir patlaması, ayrılık endişesi, ruh halinin çalkantılı olması, depresyon, kendine güvensizlik. | Open Subtitles | ـ قلة التركيز، نشاط مفرط، تهيج متفجر ـ قلق الانفصال، تقلب المزاج الاكتئاب، و احتقار الذات |
| Oksijen ve hidrojen, oldukça patlayıcıdır. | Open Subtitles | مزيج من الأوكسجين والهيدروجين متفجر جداً |
| Büyük bir patlamaya sebep olur. | Open Subtitles | تسحقها الجاذبية ممّا يؤدي إلى انفجار ضخم وتكوّن نجم متفجر فائق التوهج |