| Gelecek Çarşambaya kadar pek müsait olmayacağım. | Open Subtitles | لن أكون متفرغاً للقاء حتى يوم الأربعاء القادم ظهراً |
| Bir fikrim var, bir fikrim var. Yarın gece müsait olanlar. | Open Subtitles | لدي فكرة، لدي فكرة من منكم سيكون متفرغاً غداً |
| Bu gece için yemeğe müsait misin diye merak ediyordum. | Open Subtitles | كنت اتساءل فقط إن كنت متفرغاً للعشاء الليلة |
| Şu an sınıftayım, konuşamıyorum, kusura bakmayın. 10 dakika sonra ararsanız müsait olacağım. | Open Subtitles | لا استطيع الحديث الأن انا في حصه هلا اتصلت بعد 10 دقائق سأكون متفرغاً |
| Sadece geçen akşam müsaitmiş. | Open Subtitles | كان متفرغاً يوم أمس فحسب |
| Sırf o müsait olduğu için yaptığım işi bırakıp onunla olacakmışım. | Open Subtitles | أن أترك كل شيء أفعله لأنه متفرغاً فحسب |
| Ne yazık ki çocuğun babası hiç müsait olmamış | Open Subtitles | من المؤسف أنّ أباه لم يكن متفرغاً قط له. لذا... |
| Yarın akşam kim müsait? | Open Subtitles | من منكم سيكون متفرغاً ليلة الغد ؟ |
| Şey, aslında Hossein'in müsait olacağını ümit ediyordum. | Open Subtitles | في الواقع كنت آمل أن يكون (حسين) متفرغاً |
| Bu durumda müsait değilim. | Open Subtitles | في هذه الحالة , لست متفرغاً |
| Robot resim çizmesi için birini bulun, Carlotti müsait miymiş öğrenin. | Open Subtitles | أحضروا رساماً. وتأكدوا إن كان (كارلوتي) متفرغاً. |
| Etienne uyuyor. Hala erken bir akşam yemeği için müsait misin? | Open Subtitles | (إتيان) نائم أما زلت متفرغاً لعشاء مبكر؟ |
| - Korkarım kendisi müsait değil. | Open Subtitles | أخشى... أنّه ليس متفرغاً |
| Bir bakayım müsait mi? Bir saniye. | Open Subtitles | سارى إن كان متفرغاً, لحظة... |
| müsait olduğunda söyle. | Open Subtitles | أعلمني حين تكون متفرغاً يا (دوغ) |
| Şansıma müsaitmiş. | Open Subtitles | -لحسن الحظ كان متفرغاً |