| ve özellikle anlayışlı ve gönlü zengin bir kişiden bahsedecek olursam, kocamdan. | TED | وفي حالةٍ خاصة، هناك شخص كان متفهماً و كريما للغاية، زوجي. |
| Bu zor anlarda ona karşı anlayışlı olmalıyım. | Open Subtitles | يجب أن أكون متفهماً جداً له فيهذاالوقتالصعب.. |
| Saygıdeğer hanımefendi, böylesi anlayışlı bir yöneticiye yardım etmek büyük bir zevk. | Open Subtitles | من دواعي سروري أن أساعد مديراً متفهماً مثله |
| Bana vurmak istersen bunu anlarım. Lanet olsun! | Open Subtitles | سأكون متفهماً إن أردت أن تلكمني أيها الحقير |
| Bradley'in halinden anladığınız için çok teşekkür ederim. | Open Subtitles | شكراً جزيلاً لك لأنك كنت متفهماً لوضع برادلي |
| Babam o kadar anlayışlıydı ki, beni evden attı. Benim şeytan olduğumu söyledi. | Open Subtitles | وكان أبي متفهماً فطردني من البيت |
| Bay Hollings geçmişteki şeyle ilgili her zaman çok anlayışlı oldu. | Open Subtitles | و لطالما كان السيد هولينغز هنا متفهماً لهذا في الماضي |
| Bu kadar anlayışlı olduğun için sana görünmez bir motorsiklet gönderiyorum. | Open Subtitles | يسعدني سماع هذا لكونك متفهماً جداً سأرسل لك دراجتنا السرية للغاية والمخفية |
| Sıcakkanlı ve anlayışlı birisiymiş gibi görünmediğimi biliyorum ama benim sıcakkanlı ve anlayışlı ifadem bu. | Open Subtitles | أعرف أنني لا أبدو شخصاً دافئاً متفهماً ولكن هذا هو وجهي الدافئ والمتفهم |
| Sanırım Bay Geris'in daha anlayışlı olacağını düşünmüştüm. | Open Subtitles | أظن أنني اعتقدت أن السيد جريس سيكون متفهماً أكثر |
| Daha önce çok anlayışlı görünüyordun. "Erkek işte"ye ne oldu? | Open Subtitles | بدوت متفهماً للغاية من قبل ، ماذا حل بمبدأ "الرجال يتصرفون على شاكلتهم"؟ |
| Ben dünyadaki en anlayışlı insanım. | Open Subtitles | أنا اكثر شخص متفهماً في العالم |
| Bu kadar anlayışlı olduğun için teşekkür ederim. | Open Subtitles | حسنا.شكرا لك لأنك كنت متفهماً جداً |
| Sizin anlayışlı ve nazik olduğunuzu düşünüyor. | Open Subtitles | يعتقد أن لديكَ وجهاً عطوفاً و متفهماً |
| Bu kadar anlayışlı olduğun için teşekkürler. | Open Subtitles | شكراً على كونك متفهماً للغاية. |
| "Onun bir ailesi var o yüzden daha anlayışlı olman gerekiyor." | Open Subtitles | -لكنه لديه اُسره يجب أن تكون متفهماً |
| Bana vurmak istersen bunu anlarım. Lanet olsun! | Open Subtitles | سأكون متفهماً إن أردت أن تلكمني أيها الحقير |
| Eğer beni bir daha görmek istemezsen anlarım. | Open Subtitles | وسأكون متفهماً ، إن أردتِ أن تقاطعيني |
| Bradley'in halinden anladığınız için çok teşekkür ederim. | Open Subtitles | شكراً جزيلاً لك لأنك كنت متفهماً لوضع برادلي |
| Evet, fazla anlayışlıydı. | Open Subtitles | أجل ، لقد كان متفهماً لدرجة كبيرة |
| Anlamakta zorluk çekecegini düsündüm... tiksinecektin. | Open Subtitles | تصورت بأنك لن تكون متفهماً بأنك ستكون مشمئزاً |