| gelişmiş hava kameralarıyla donanımlı bir şekilde çok uzak mesafelerden zum yapabilirler. | Open Subtitles | بتسلّحهم بنظام تصوير هوائي متقدّم فيمكنهم أن يكبّرو الحدث من مسافة بعيدة |
| Hayır, bu oldukça gelişmiş bir sistem. Bir kaç kural oluşturduk. | Open Subtitles | كلا، هذا متقدّم للغاية، إبتكرنا مجموعة قواعد |
| Çoktan küçük silahlarda ustalaştığını varsayıyorum bu yüzden seni biraz daha gelişmiş bir şeyle başlatıyoruz. | Open Subtitles | سأفترض أنك تجيد استعمال الأسلحة الخفيفة. لذا ستبدأ بشيء متقدّم بعض الشيء. |
| 2166'daki her şeyden çok daha ileri bir teknolojisi var. | Open Subtitles | إنّه متقدّم أقلّه قرنًا عن أيّة تقنية في عام 2166 |
| Farklı bir tınısı varmış; biraz uçuk, dinleyicileri için fazla ileri. | Open Subtitles | صوتهُ كان مختلف , بعيد جداً متقدّم جداً بالنسبة لجميع أولئك الآخرين |
| Çok hantalsın, tavşancık. Beş diş öndeyim! | Open Subtitles | أسرع أيها الأرنب، أنا متقدّم عليك بخمس أسنان |
| Nixon anketlerde sekiz puan önde gidiyor. | Open Subtitles | نيكسون متقدّم بـ 8 نقاط في إستطلاعات الرأي العام |
| Madronalılar barışçıl ve gelişmiş bir toplumdur ve binlerce mülteciyi kabul edebilecek kaynakları vardır. | Open Subtitles | مادروناس مجتمعٌ مسالم و متقدّم بمصادر تقبل آلاف اللاجئين. |
| Problem kist değilmiş. gelişmiş kardiyo miyopatiymiş. | Open Subtitles | لم تكن المشكلة في الكيسة، إنه اعتلال توسّعي متقدّم في عضلة القلب |
| gelişmiş ve kadim teknoloji. | Open Subtitles | متقدّم و تقنية قديمة.. |
| Bina yapısı mimari olarak gelişmiş. | Open Subtitles | البناء معماري متقدّم. |
| Tıpkı süper gelişmiş bir robot gibi. | Open Subtitles | تَعْرفُ، مثل a إنسان آلي متقدّم جداً. |
| Siz ileri bir toplumsunuz. İnsanlarınızı eğitmek için daha iyi bir yol bulamaz mısınız? | Open Subtitles | أنتم مجتمع متقدّم لماذا لا تبحث عن طريق أفضل لتعليم شعبك؟ |
| Belki de daha ileri gitmeden durmalıyız. | Open Subtitles | لربّما نحن يجب أن نترك بينما نحن متقدّم. |
| Yani tersten yapmak. Senin gibi bıcırık bir kız için oldukça ileri düzey. | Open Subtitles | ثم إجراؤهم بشكل معكوس، هذا متقدّم جدًّا بالنسبة لشابّة مثلك. |
| IR demek alıcısı. Acayip ileri seviye. | Open Subtitles | مستقبل انبثاق آشعة دون الحمراء، وهو متقدّم بشكل استثنائيّ. |
| Sence de Doğu Asya arkeolojisi, alışıldık Mısır arkeolojisinden çok daha ileri değil mi? | Open Subtitles | ألا تظنين أن علم الآثار الآسيوي متقدّم... من علم الآثار المصري؟ |
| İyi haber ise; ileri derecede damar rahatsızlığı olan kişiler bile beslenmelerini değiştirip düzgün gıda almaya başladıklarında, ameliyat olmadan hastalığı durdurabilir ya da geri çevirebilirler. | Open Subtitles | الخبر الجيّد بالنسبة حتّى للأناس الذين يعانون من مرض أوعية قلبيّة متقدّم ما إن يبدأوا بأخذ المغذّيات و بتغيير نمطهم الغذائي بإمكانهم إيقافه أو حتّى عَكْسَه بدون عمل جراحي. |
| Çok hantalsın, tavşancık. Beş diş öndeyim! | Open Subtitles | أسرع أيها الأرنب، أنا متقدّم عليك بخمس أسنان |
| İki haneli farklarla öndeyim. | Open Subtitles | أنا متقدّم عليكَ بفارق العديد من النقاط. |
| ...yedinci vuruş sonunda, Dodgers 10-2 önde gidiyor. | Open Subtitles | في مقدمة الشوط السابع، فريق دوجرز متقدّم بـ 10-2.. |