| Ona beni istediği zaman görebileceğini söyledim. Kafam karmakarışıktı. | Open Subtitles | أخبرته أنّ بمقدوره رؤيتي متى شاء, لقد كنت مرتبكة |
| Güzel bir ahıra yerleştirdim bile. Babam istediği zaman ziyaret edecek. | Open Subtitles | وضعته في اسطبل، بوسع والدي زيارته متى شاء |
| Yani istediği zaman yanımıza gelebileceğini söyleriz. Arkadaşımız oldun deriz. | Open Subtitles | ونخبره بأنه يمكنه الخروج متى شاء وبأنه فتانا |
| Hatta istediği zaman girip çıkması için bir anahtarlığı bile varmış. | Open Subtitles | حتى انه يملك سلسلة مفاتيحه الخاصة كي يستطيع ان يذهب و يعود متى شاء |
| İstediği zaman onun için hazır olmamı bekler. | Open Subtitles | مثل أني يجب أن أكون متاحة له متى شاء. |
| Kasetini saklıyor ki istediği zaman izleyebilsin. | Open Subtitles | يحتفظ بشريط ليشاهده متى شاء. |
| İstediği zaman o heyecanı tekrar yaşayabilmek için. | Open Subtitles | ليعيش الإثارة مجددا متى شاء |
| İstediği zaman çıkabilirdi. | Open Subtitles | كان بإمكانه المغادرة متى شاء |
| Marco istediği zaman ifadesini alabilir. | Open Subtitles | (ماركو) يمكنه الحصول على إفادته متى شاء |