| Bu çok özel dölü Senin gibi çok özel bir kadından başka kim daha iyi yetiştirebilir ki? | Open Subtitles | من أفضل لـ زيادة هذا النسل المميز جداً من امرأه مميزة مثلُكِ ؟ |
| En güzel günü en kötü gününe dönüşmek üzere. Tıpkı Senin gibi. | Open Subtitles | و أفضل أيّامها سيصبح من أسوئها, مثلُكِ تماماً |
| Bak, kafamın içinde, Senin gibi güzel, Senin gibi kibar bir kadını hak etmediğimi söyleyen bir ses var. | Open Subtitles | لذلك سمعتُ صوتاً في رأسي يقول انت لا تستحق. امرأة جميلة بجَمالكِ. انا لا استحق امرأة لطيفة مثلُكِ. |
| Özellikle Senin gibi çok tanınan biri söz konusu ise. | Open Subtitles | خصوصاً شخصُ مثلُكِ مع مكانة بارزة |
| Eğer Senin gibi bir kızım olsaydı onunla gurur duyardım. | Open Subtitles | لو كان لدي طفلة مثلُكِ سوف... سوف أقوم بتشرفيها |
| O zaman Melody, oğlunun Senin gibi zeki, ilgili ve yaratıcı biriyle çıktığı için kendini şanslı saymalı. | Open Subtitles | حسناً، أذن (مليودي) يجب أن تعتبرَ نفسُها محظوظةُ ان أبنها يواعد شخص ذَكيٌ وعطوفُ ومبدعُ مثلُكِ |
| Senin gibi. | Open Subtitles | مثلُكِ |
| Senin gibi mi? | Open Subtitles | مثلُكِ |
| Senin gibi. | Open Subtitles | مثلُكِ. |