| Tıpkı bir Erkek gibi - neredeyse bitirmek üzereyken. | Open Subtitles | أنت مثل الرجال . عندما أنتهى من جميع أشيائى |
| Erkek gibi vakur mu, yoksa azap içinde bagirarak mi. | Open Subtitles | مثل الرجال ، بالكرامة أَو بالصراخ والمعاناة |
| Benden kaçamayacaklarını bildiklerinden saklambaç oynadığım sırada, Erkek gibi yaklaşmak yerine... | Open Subtitles | لم يكن بإمكانهم فعل ذلك إذا واجهوني مثل الرجال بدلاً من التسلل بينما |
| Sonuna kadar mücadele edeceğimiz, ve adam gibi öleceğimiz zaman geliyor. | Open Subtitles | سوف يأتي يومنا سنقاتل مثل الرجال البيض.. |
| Ve bir şey daha.Şu erkekler gibi seks yapan kadınlar saçmalığı da umurumda değil | Open Subtitles | و بالمناسبة , أنا لست مهتمه بالحصول على الجنس مثل الرجال, فهذا هراء |
| Hayvani dürtülerimize başvurmak yerine medeni insanlar gibi bunu halledip devam- | Open Subtitles | دعنا لا نلجأ إلى غرائزنا الدنيئة، ونتاقش هذا مثل الرجال المتحضرين،وننتقل.. |
| Phoenix'deki adamlar gibi reklamlar yaparız. | Open Subtitles | سنصنع اعلانات مثل الرجال الذين في فينيكس. |
| Yakalandığın zaman bir Erkek gibi davranmadığın için. | Open Subtitles | كلا, لأن عندما أمسكت بك لم تتصرف مثل الرجال |
| Otoparka gidip, Erkek gibi kaçmayı çalışabilirsin. | Open Subtitles | حسناً , يمكنك الخروج إلى مكان الوقوف للتدرب على الهروب مثل الرجال |
| - Hayır. Hayır seni salak. Erkek gibi giyinmeni istemiyorum. | Open Subtitles | لا، أيتها المعتوهة لا أريد أن ترتدين مثل الرجال |
| Ben pantolon giyiyorum. Bu yüzden mi bir Erkek gibi giyinip onun gibi konuşuyorsun. Bu seni üstün mü yapıyor? | Open Subtitles | من أجل المرأة أنت ترتدين ملابس و تتحدثين مثل الرجال هل يشعرك هذا بالتفوق؟ |
| Erkek gibi biri, bilirsin. | Open Subtitles | إنه مثل الرجال ، أتعلمين؟ ليس مثل الصبيان. |
| Dokuz buçuk yaşında olmama rağmen tam bir Erkek gibi karşıladım olan biteni. | Open Subtitles | وبالرغم من ذلك، كنت فى التاسعة والنصف فقط أخته مثل الرجال تماما |
| İğnelemeyi bırakalım ve şu işi adam gibi ele alalım. | Open Subtitles | دعنا نضع راس الأبرة جانبا ونعالج هذا مثل الرجال |
| bu iyi adamların, Kötü adam gibi göründüğü bir dünyadır. | Open Subtitles | إنه عالم حيث الرجال الجيدون يبدون مثل الرجال السيئون |
| Temmuzda burada buluşmak ve boğalarla adam gibi koşmak üzere anlaşmamıza. | Open Subtitles | أن نتفق على نجتمع هنا في يوليو ونجرى مع الثيران، مثل الرجال الحقيقيين. |
| Kadınlar da, erkekler gibi maymundan gelmiş. | Open Subtitles | ولأن النساء، مثل الرجال كانوا فى الأصل قروداً |
| Karısının arkasına saklanan erkekler gibi mi yani? | Open Subtitles | ماذا ، مثل الرجال الّذين يختبؤون خلف زوجاتهم؟ |
| bunu erkekler gibi savaş alanınında çözeceğiz | Open Subtitles | ولذلك سوف نسوي وضعنا مثل الرجال في الميدان |
| Eğitiminiz bittiğinde, düşmanlarınızı uygar insanlar gibi öldüreceksiniz. | Open Subtitles | عندما ننتهى ، ستكون قادرا على ذبح الأعداء مثل الرجال المتحضرين |
| Erkek adamlar gibi konuşalım! Erkek gibi davranalım, Nick! | Open Subtitles | دعنا نجريّ حديثاً كـ الرجال دعنا نتصرف مثل الرجال |
| Rusya'da hayvanlar insan gibi ve insanlar hayvan gibi içer. | Open Subtitles | في روسيا، الحيوانات تشرب مثل الرجال والرجال يشربون مثل الوحوش |
| Kadınlar, cinsel kimliklerinde erkekler kadar katı değildir. | Open Subtitles | المرأة لا تميل إلى أن تكون جامدة في هوياتهم الجنسية مثل الرجال |
| Sanırım bu savaşta insanlar kadar atların da delirmeye hakkı var. | Open Subtitles | أظن أن من حق الجياد أن تصاب بالخبل في تلك الحرب مثل الرجال |