| Ne derece kaçtığımız veya saklandığımız fark etmeksizin kader, ölüm gibi, bizi bulacaktır. | Open Subtitles | لايهم كم حاولنا الجرى والاختباء بشدة القدر , مثل الموت , سيجدنا دائما |
| Korkunç bir ölüm gibi kendini tutmaya çalıştığını görebiliyordun. | Open Subtitles | يمكنك ان ترى كم كانت تتمالك نفسها مثل الموت المتجهم |
| Bir yerde kapalı olma düşüncesi, sanki ölüm gibi. | Open Subtitles | فكرة أنه تم الإيقاع بي ستكون مثل الموت بالنسبة لي |
| Bedenimi verirsem ölmekle aynı şey olur. | Open Subtitles | يعتبر مثل الموت |
| Uyumak ölmekle aynı şey mi? | Open Subtitles | هل الخلود للنوم مثل الموت ؟ |
| Soğuk ve karanlık bir yerde, yalnız başına ölmek gibi birşeydi. | Open Subtitles | أعتقد كان مثل الموت في مكان بارد، مظلم. وحيدا. |
| Bize bir şey olursa... ölüm gibi, bu adamlar sorumlu değil diye. | Open Subtitles | إذا أصابنا مكروه مثل الموت فهم معفوون من المسؤولية |
| ölüm gibi kesinlik gösteren bir kavramın bile onu durdurmayacağını bilmeliydik. | Open Subtitles | حرى أن نعلم ألّا شيء سيمنعها مثل الموت كما يتّضح |
| Ve o an sizi ölüm gibi elinde tutar. | Open Subtitles | واللحظة تُخيّمُ عليك مثل الموت |
| Sonraki etkileri olmayan ölüm vuruşu gibi.ölüm gibi. | Open Subtitles | تبدو مثل طّلقة قاتلة بدون الآثار . مثل الموت . |
| Sanki hafiften bir ölüm gibi. Hatta pek çok. | Open Subtitles | أنه مثل الموت القليل عدة مرت في الواقع |
| Annemizin ölüm gibi bariz bir kavramla durdurulamayacağını bilmeliydik. | Open Subtitles | "حرى بنا العلم بأن أمّنا لن يُردعها شيء مثل الموت" |
| Kapını çalan ölüm gibi bir şey. | Open Subtitles | مثل الموت عندما يتصل |
| Aşk da ölüm gibi evrensel. | Open Subtitles | -الحب بكل مكان مثل الموت |
| Tadın aynı, ölüm gibi. | Open Subtitles | مذاقك مثل ... الموت |
| ölüm gibi. | Open Subtitles | مثل الموت |
| - ölmek gibi | Open Subtitles | انا لا اعلم مثل الموت |