| Bir arkadaşımın yeni açmaya başlamış bir çiçek gibi koparıldığını gördüm. | Open Subtitles | رأيت صديقةً لي، تُقطف مثل زهرة كانت على وشك التفتّح |
| Bir arkadaşımın yeni açmaya başlamış bir çiçek gibi koparıldığını gördüm. | Open Subtitles | رأيت صديقةً لي، تُقطف مثل زهرة كانت على وشك التفتّح |
| Güzel kokuyor. çiçek gibi değil ama sevdim. | Open Subtitles | رائحتها جميلة ليس مثل زهرة و لكني أحبها |
| Yani yarından itibaren, taksi kullanacağım, ay çiçeği gibi sarı ve siyah. | Open Subtitles | حسناً ، منذ الغدْ سوف أُصبح سائق . أسود وأصفر مثل زهرة الشمس |
| - İşimiz bittiğinde - Yumuşak bir nilüfer çiçeği gibi. | Open Subtitles | مثل زهرة لوتس ناعمة وشاحبة |
| Kendinizi nilüfer çiçeği gibi açın. | Open Subtitles | افتح نفسك مثل زهرة اللوتس. |
| Onun için bir çiçek gibi açmış ve bütünleşme tamamlanmıştı. | Open Subtitles | لقد ازدهرت له ...مثل زهرة زهرة اكتمل نموها |
| Sanki içinde bir şey çiçek gibi açılır ve sen onu düşündüğünden daha çok sevdiğini anlarsın. | Open Subtitles | شيء داخلك يفتح مثل زهرة... ... وأنت تدرك أن لديك المزيد من الحب لإعطاء... ... مما كنت فكرت كان ممكنا. |
| çiçek gibi büyüyorlardı. | Open Subtitles | وهي تنمو مثل زهرة. |
| Açan bir çiçek gibi git. | Open Subtitles | اذهبي مثل زهرة متفتحة |
| Çok hoş, Lily aynı bir çiçek gibi. | Open Subtitles | اوه , (ليلي) مثل زهرة السوسن |
| Tıpkı lotus çiçeği gibi. | Open Subtitles | مثل زهرة اللوتس |
| Artık deneyin bir parçasısın Jim, tıpkı yıldız çiçeği gibi. | Open Subtitles | (أنت الآن جزء من التجربة يا (جيم (تماما مثل زهرة (داليا |