| Kesinlikle benim zaten. Kendi üzerine alınamayacağın bir iltifat bu. | Open Subtitles | أنا بالطبع، هي الحقيقية مجاملة لا يمكن أن تصل إليك |
| Şimdiye dek aldığım en heyecan verici iltifat. Gelin, oturun. - Çay ister misin? | Open Subtitles | هذه أرق مجاملة تلقيتها تعالِ وتفضلي بالجلوس |
| Gözlerinle uyuşuyorlar dediğimde iltifat mı olurdu? | Open Subtitles | هل تكون مجاملة اذا قلت انها تتماشى مع عينيكى ؟ |
| Titizlik için seçilmişsin sen, diğerlerine karşı nezaket ve güney zerafeti. | Open Subtitles | أنت تم إختيارك لاناقتكَ، مجاملة للآخرين ونعمتكَ الجنوبية. |
| Biliyorsun, bu insanlar toplum için kurbanlar için, alehlerinde tanıklık yapanlar için nezaketen kayıt altına alınır. | Open Subtitles | تعلمين ان هؤلاء الناس مسجلين مجاملة للمجتمع للمجني عليه الناس الذين شهدو ضدهم. |
| Yani bu bir iltifattı, değil mi? | Open Subtitles | أقصد تلك كانت مجاملة أليس كذلك ؟ إن كان يقصد أن تكون مجاملة |
| Ah, lütfen saçmalama, çünkü bir satıcıdan ucuz iltifatlar almaya gelmedim ben buraya. İltifat etmiyordum. | Open Subtitles | كفى هراءً، لأنني لم آتي إلى هنا لأستمع إلى مجاملة من بائع |
| "Ve belki bir iş arkadaşınızdan iltifat alabilirsiniz." | Open Subtitles | ومن الممكن أن تحصل على مجاملة من زميل عملك الجذاب |
| Bunlara delil demek iltifat olur. Bunu yazamam. | Open Subtitles | هذا ليس سبب قوى لإدانتهم بالقتل ولن يكون هناك مجاملة لإستخراج المذكرة |
| Bu müthiş bir iltifat. | Open Subtitles | الذين إستحقوا محاولتي لخداعهم إنها مجاملة ضخمة. |
| Söylediğim iltifat değildi aslında, vücudun gerçekten güzel. | Open Subtitles | لم تكن مجاملة مِنِّي في البداية، تمتلكين جَسَـداً رائعـاً بالفعل. |
| Aslında bu bir iltifat olabilir, iltifat olarak aldıysan, öyle demek istemedim. | Open Subtitles | و لكن يمكن اعتبار هذا مجاملة و في هذه الحالة، لا أعني هذا |
| Görünüşünüzü biraz yumuşatmanızın, insanlara iltifat etmenizin ve destekleyici bir tutum takınmanızın yardımı olacağını düşünüyoruz. | Open Subtitles | نعتقد أنة قد يساعد أذا خففتي الصورة قليلا مجاملة الناس تكون مساعدة جدا إذا كان الناس يشعرون بالتقدير |
| Neden bunu bir iltifat olarak göremiyorsun? | Open Subtitles | لماذا لايمكنك مشاهدة هذا على أنها مجاملة |
| Birbirimizin yemeğini nefret kurşunları ile bölmemek için nezaket gösterirdik. | Open Subtitles | -كانت مجاملة مشتركة ان لا نقاطع وجبات بعضنا بقذيفة كراهية. |
| Fakat, siz bir eyalet hapishanesinde federal bir nezaket istiyorsunuz. | Open Subtitles | لكنكم تطلبون مجاملة الفيدراليين في إصلاحية الولاية |
| Eski kocama nezaketen, sesimi de beğeniyorlar. | Open Subtitles | وقد ابدوا اعجابا بصوتي مجاملة لزوجي السابق |
| Bu aldığım en kötü iltifattı. - Aslında bu hakaret oluyor. | Open Subtitles | هذه أسوأ مجاملة حصلت عليها مما يجعلها في خانة الإهانة |
| Bu, tanıdığımız bir Fransız casusunun nezaketi sayesinde dün elimize ulaştı. | Open Subtitles | جاء ذلك لنا بالأمس مجاملة من الفرنسية ونحن نعلم من المنطوق. |
| Polis departmanına göre iyi halkla ilişkiler. Hatta patronumdan övgü bile aldım. | Open Subtitles | في حين أن طاقم النهب في منزله. حصلت حتى مجاملة من رئيسي. |
| Detroit bileti, birinci sınıf, Federal Hükümet'in ikramı. | Open Subtitles | هذه تذكرة إلى "ديترويت" , درجة أولى مجاملة من الحكومة الفدرالية |
| Televizyondan dostumuz Bayan Cross'un bir inceliği. | Open Subtitles | مجاملة من صديقتنا في المحطّة التلفزيونيّة (الآنسة (كروس |
| Ağzının tadını bilen birinden hoş bir kompliman, Lord Horfield. | Open Subtitles | مجاملة مبهجة من ذواقة مثلك يا لورد هاوفيلد |
| - kibarlık olsun diye söylüyorsun. | Open Subtitles | - هيا ، لاتقل هذا مجاملة ، لست مضطرا للكذب |
| Dün genç bir bayan bana iltifatta bulundu, vaazlarımdan birini duymuş dinlediği en iyi vaaz olduğunu söyledi. | Open Subtitles | إذاً، سيدة صغيرة منحتنيِ مجاملة جميلة بالأمس. قالت أنها سمعت أحدي خطبيِ. وقالت أنها أفضل خطبة سمعتها فى حياتها. |
| "Donanmanın izniyle,... | Open Subtitles | مجاملة قسم البحرية، نأخذك إلى الساحة الزرقاء الداكنة، |
| Ama Márquez'de ise öyle değildir. O, çevirmenlerin versiyonlarının kendi versiyonundan daha iyi olduğuyla övülmüştür. Ki bu, harika bir iltifattır. | TED | ولكن الأمر لا يكون كذلك مع ماركيز والذي أشاد بترجمات أعماله على أنها أفضل من أعماله الأصلية، وهي مجاملة رائعة منه. |
| Eski hizmetlerine karşılık Fransız hükümetinin cömertliği. | Open Subtitles | عبارة عن مجاملة من الحكومة الفرنسية من أجل الماضي و الخدمات المقدمة |