| Ama Sadece yemek. Beni ilk buluşmada yatağa atamayacaksın. | Open Subtitles | لكنه مجرد عشاء, لن تقومي بأخذي إلى الفراش في أول موعد |
| Sadece yemek. | Open Subtitles | هذا مجرد عشاء معك وهنري باري.. |
| Sadece yemek yiyip kart oynayacak ve eğleneceğiz. | Open Subtitles | مجرد عشاء ولعبة الورق |
| Bak Howard, Leslie Winkle'a çıkma teklif edersem, Sadece akşam yemeği için olur. | Open Subtitles | إنظر يا هاوارد، عندما أدعو لازلي وينكل للخروج فإنه سيكون مجرد عشاء |
| Sadece akşam yemeği tamam mı? | Open Subtitles | إنها ليست عطلة إنها مجرد عشاء حسنا؟ |
| Demek istediğim, abin söylemedi mi onun sadece bir yemek olduğunu bir yarış olmadığını? | Open Subtitles | أعني, ألم يقل لك أخوك أنه كان مجرد عشاء وليست مظاهرة؟ |
| sadece bir akşam yemeği, haydi! | Open Subtitles | تعالي إنه مجرد عشاء أنا لا أعلم |
| -Canım Sadece yemek yiycez | Open Subtitles | عزيزي، إنه مجرد عشاء |
| - Sadece yemek değildi, şey... | Open Subtitles | حسنا لم يكن مجرد عشاء .. كان ... |
| Sadece yemek değil. | Open Subtitles | ليس مجرد عشاء. |
| Sadece yemek. | Open Subtitles | إنه مجرد عشاء |
| - Hayır. Sadece akşam yemeği. | Open Subtitles | لا انه مجرد عشاء |
| Hadi ama, Sadece akşam yemeği. | Open Subtitles | إنه مجرد عشاء |
| Sadece akşam yemeği mi? | Open Subtitles | مجرد عشاء. |
| Sadece akşam yemeği. | Open Subtitles | إنه مجرد عشاء. |
| Sadece akşam yemeği. | Open Subtitles | إنه مجرد عشاء |
| sadece bir yemek. | Open Subtitles | إنّه مجرد عشاء. |
| Demek istediğim, bu sadece bir akşam yemeği. | Open Subtitles | النقطة المهمة هنا ، انه مجرد عشاء. |