| Ama bu sadece bir kılıf BND'de ki gerçek işim için. | Open Subtitles | لكن هذا مجرد غطاء لعملي الحقيقي مع جهاز الاستخبارات الألماني |
| Bu işin bir kılıf olduğundan eminim. | Open Subtitles | إنني متأكد بأنَّه مجرد غطاء |
| Bay Bishop'un uyuşturucu işlerini aklamak için bir kılıf. | Open Subtitles | إنها مجرد غطاء لغسيل أرباح بيع مخدرات السيد (بيشوب) |
| Futbol bir kamuflaj. | Open Subtitles | لعب الكرة مجرد غطاء |
| - Bundan dolayı hepsi bir kamuflaj. | Open Subtitles | لذلك كل هذا مجرد غطاء. |
| Yani Ecofield sahte, paravan mıydı? Soru şu ki, ne için? | Open Subtitles | كانت (إيكوفيلد) خدعة إذاً مجرد غطاء السؤال هو غطاء لماذا؟ |
| Yani Ecofield sahte, paravan mıydı? | Open Subtitles | كانت (إيكوفيلد) خدعة إذاً مجرد غطاء |
| sadece bir gazoz kapağı, batmadı bile. | Open Subtitles | انها مجرد غطاء زجاجة ، حنى انها لن تؤثر على قفزك. |
| Smithsonian'daki işim bir kılıf. | Open Subtitles | آسفة مهمة " سميثسونيان " مجرد غطاء |
| Senin için bu ajans sadece bir kılıf. | Open Subtitles | بالنسبة لك... هذه الوكالة مجرد غطاء |
| Bay Bishop'un uyuşturucu işlerini aklamak için bir kılıf. | Open Subtitles | إنها مجرد غطاء لغسيل أرباح بيع مخدرات السيد (بيشوب) |
| Mükemmel bir kamuflaj. | Open Subtitles | أنها مجرد غطاء مثالي. |