| Paraguay ile Uruguay arasına sıkışmış, öfkeli bir ulus. | Open Subtitles | يعني آمه صغيرة غاضبة محاصرة بين البارغواي والأرغواي |
| Şarkıdaki kadın yaşlanmakla baş etmeye çalışıyor ve hiçbir şey yapamayacağını bildiği için kendini Kapana kısılmış gibi hissediyor. | Open Subtitles | تحاول أن تكافح مع تقدم السن وهي تشعر محاصرة لأنها تعرف بأنه لايمكنها أن تفعل أي شيء حول ذلك |
| Şu anda, kendi yarattığın hayal dünyasında sıkışıp kalmış bir haldesin. | Open Subtitles | الأن،أنتِ محاصرة فى. عالم خيالى ، قُمتِ بخلقه. |
| Yanına çok korkunç insanlar taşınmış ve kendini eve hapsolmuş gibi hissediyormuş. | Open Subtitles | هؤلاء الأشخاص المريعون الذين يعيشون بجانبها و تشعر كأنها محاصرة في بيتها |
| Christy küçükken, o mağarada mahsur kalmışken? | Open Subtitles | عندما كانت كريستي صغيرة عندما كانت محاصرة في الكهف ؟ |
| Bu son vagon. Kapana kısıldı. | Open Subtitles | هذه العربة الأخيرة، إنّها محاصرة. |
| Sen sahildeyken ben burada ördekle kısılıp kaldım. | Open Subtitles | تحيا حياتك علي الشاطئ، وأنا محاصرة هنا مع بطة |
| Ve de yalanlar ben onlar tarafından tutsak olana kadar gelmeye devam ettiler. | Open Subtitles | والكذبة كبرت حتى أصبحت تماما محاصرة من قبلهم |
| Pekala, teneffüs sırasında, sizi ablukaya alan çantalarınıza baktım. | Open Subtitles | وهكذا، خلال الشوط الاول، ذهبت من خلال حقائبك محاصرة لك. |
| Her şeyi denemeliyiz. Berlin neredeyse kuşatıldı. | Open Subtitles | يجب أن نحاول كلّ شيء برلين محاصرة تقريبا |
| Ama birden kapana kısıldım. Herkes üstüme geliyordu. | Open Subtitles | فجأة, انا وجدت نفسى محاصرة وكل واحد كان يضيق الخناق علىّ |
| Kafatasına sıkışmış bir kurşun var. | Open Subtitles | حسناً ، هناك بالتأكيد رصاصة محاصرة في الجمجمة |
| Peki ya kurban uçurumun kenarında sıkışmış olsaydı ve ejderhan yeterince yakına seni ulaştıramasaydı ne olacaktı? | Open Subtitles | ما إذا تم محاصرة ضحيتك على الجانب الجرف والتنينك لا يمكنه أن يكون قريب بما فيه الكفاية؟ |
| O kadar sıkışmış hissediyorum ki başkalarının söyleyecekleri yüzünden istesem de buradan ayrılamıyorum. | Open Subtitles | اشعر انني محاصرة جدا وليس هناك مجال ان اغادر حتى لو انني اريد بسبب ما سيقوله الجميع |
| Kapana kısılmış hissediyorum. Bu yarı bağımlılığa devam edemiciim. | Open Subtitles | أشعر فقط أنني محاصرة بحق لا يمكنني احتمال هذه العلاقة الاتكالية |
| Su tıpkı bir fare gibi Kapana kısılmış. Kim böyle bir şey yapabilir? | Open Subtitles | المياه محاصرة كالفئران من الذي قام بعمل كهذا؟ |
| Bir çocukla beraber evli olarak sıkışıp kalmıştı. | Open Subtitles | كانت عالقة في زواج مع طفل ، كانت محاصرة |
| Amelia, Teller ile çalışmaya başlamadan önce kendi aklına hapsolmuş durumdaydı. | Open Subtitles | قبل ان تبدا ايميليا العمل بذلك الصراف, لقد كانت محاصرة داخل عقلها |
| Ne oluyor burada? Niye mahsur kalmış bir uçakta, biri seri cinayet işlemeye başlar ki? | Open Subtitles | لِمَ قد يقوم أحداً بنزهة قتل بطائرة محاصرة ؟ |
| Başkan kapana kısıldı. | Open Subtitles | لدينا الرئيسة محاصرة |
| Şimdi üç çocukları var ve ben de bu aptal geçici işe saplanıp kaldım. | Open Subtitles | ولديهما ثلاثة اطفال بينما انا هنا محاصرة بهذا العمل المؤقت السخيف |
| Yıllar boyu, bu evlilikte tutsak hayatı yaşadın. | Open Subtitles | أنكِ كُنتِ محاصرة في هذه الزواج لمدة سنوات |
| Garnizonum orada ablukaya alındı. | Open Subtitles | حاميتي محاصرة هناك ينبغي علي أن أذهب! |
| Her şeyi denemeliyiz. Berlin neredeyse kuşatıldı. | Open Subtitles | يجب أن نحاول كلّ شيء برلين محاصرة تقريبا |
| Ama ona yakında söylemezsem, Zoe söyleyecek? Yani, kapana kısıldım. | Open Subtitles | ولكن أذا لم أخبره الان,ستخبره هي لذا,فأنا محاصرة |
| Bailey Bölgesi karantinaya alındı. Kayda değer bütün tanıklar göz altına alındı. | Open Subtitles | لقد تمت محاصرة المنطقة و احتجاز كل الشهود المحتلمين |
| Geçiniyoruz çünkü artık kendimi tuzağa düşmüş, boğulmuş ve bunalmış hissetmiyorum. | Open Subtitles | نحن كذلك لأنني لا أشعر بأنني محاصرة ولا أشعر بالإختناق أو الضغط |
| Geminin etrafı sarıldı, Kont... | Open Subtitles | سفينتك محاصرة ايها الكونت |
| Barikatınız içinde bir grup insan burada tıkılı kaldı, ve dışarı çıkamıyoruz. | Open Subtitles | نحن مجموعة محاصرة إننا محصنين و لا يمكننا الخروج |