| Ve bu boşluk sonunda Büyük Patlama Teorisi'nin geliştirilmiş bir sürümünde dolduruldu. | TED | وقد تم ملء هذه الفجوة في النهاية بواسطة نسخة محسنة عن نظرية الانفجار الكبير |
| - Şurada da hücreleri taşıyan virüsler bir çeşit taşıyıcı oluyorlar genetiği geliştirilmiş besin taşıyıcıları. | Open Subtitles | الفيروسات التي تنقل هي نوعاً ما، خلايا راسلة رسل غذائية محسنة وراثياً |
| - Yeni ve geliştirilmiş. | Open Subtitles | - جديدة و محسنة |
| Bu silah Sokovia'dan gelen Ultron altı parçalarla geliştirildi. | Open Subtitles | الآن هذه مصنعة من ذراع محسنة لأحد أتباع (ألترون) مباشرة من سوكوفيا. |
| Fonksiyon geliştirildi. | Open Subtitles | وظائف محسنة. |