| BayıIırlar buna. Ben ise onlara çiçek alıp ayakkabılarına iltifat ediyordum. | Open Subtitles | و أنا كنت أضيع وقتى فى شراء الزهور و مدح أحذيتهم |
| Bizim hediye alma olayını tecrübe etmemizi ama ayrıca birbirimize iltifat etme erdemini öğrenmemizi de istedi. | TED | كانت تريدنا أن نمر بتجربة تَلقّي الهدايا وفي ذات الوقت تعلم فضيلة مدح بعضنا البعض. |
| Ian Green saçlarıma iltifat etti ve bahar balosuna gelir misin dedi? | Open Subtitles | ايان جرين مدح قصة شعري الجديدة وثم طلب الذهاب معي للحفلة |
| Daima övünen ve övgü toplaması gereken birisin. | Open Subtitles | أنت شخص يعيش يومياً على تمجيد و مدح المعجبين |
| Madh lsland. | Open Subtitles | جزيرة مدح. |
| Eğer önümüzdeki 6 sene içerisinde ölürsen cenazene ben katılacağım ve Başkan gönderdiği için onun yerine ben anma konuşmasını yapacağım. | Open Subtitles | إذا مُت خلال السَنَوات الستّ القادمة سَأَحْضرُ جنازتكَ وألقي قصيدة مدح عندما يرسلني الرئيس مكانِه. |
| Bir hakim, sanık John Roy'u övdü, ancak cesetle seks yaptığını duyunca sert çıkıştı. | Open Subtitles | القاضي المحلي مدح المتهم جون روي لكنه أصيب بالفزع لمعرفته أن روي مارس الجنس مع الجثة |
| - Bir övgü haberi yapamayız. - Bu adamda övgüyle söz edemeyiz. Tam bir ucube. | Open Subtitles | لايمكننا القيام بفقرة إشادة لايمكننا مدح الرجل انه وحش |
| O haklı. Bir nevi son sözler , methiye ya da onun gibi birşeyler ? | Open Subtitles | نوع من طقوس الموت أو قصيدة مدح أو شيء ما مثل ذلك؟ |
| Övünmeyi severler. | Open Subtitles | إنهم يحبون مدح أنفسهم. |
| Hatta iltifat ederken bile nasıI oluyorsa, ters giderdi. | Open Subtitles | حتى عندما أحاول مدح أحد، يأتي الأمر بالخطأ. |
| Danny sen ise Justin ne zaman bir iltifat alsa ondan daha iyi olduğunu kanıtlamaya çalışıyorsun. | Open Subtitles | وداني, أعرف إنه كلما مدح شخصًا جاستن تحاول إثبات أنك أفضل منه |
| Saçına iltifat eden biri ya da size kapı açan biri de olabilir. | Open Subtitles | هل مدح احدهم شعرها او فتح الباب لكم ؟ |
| Bunca yıldan sonra iltifat. Fena değil, hiç fena değil. | Open Subtitles | مدح بعد سنين ليس سيئاً .. |
| Bunu iltifat olarak kabul ediyorum, bayan. | Open Subtitles | سأعتبر هذا مدح سيدتي |
| Teşekkürler. Birbirinize iltifat etmekten yorulmadınız mı? Yorulmadım. | Open Subtitles | الا تملان من مدح بعضكما |
| O yüzden gözlerine iltifat ederse şaşırma. | Open Subtitles | لذا لا تتفاجأ إذا مدح عيناك. |
| İltifat olarak alıyorum. | Open Subtitles | سأخذ ذلك على انه مدح |
| anma töreni için övgü metinleri yazmakla uğraşıyor. | Open Subtitles | يعمل على قصيدة مدح للحفلة التأديبية. |
| Caius Ligarius da pek kızgın Sezar'a, Pompeius'u övdü diye hırpalamıştı onu. | Open Subtitles | (كايوس ليغاريوس) يحمل في قلبه غيظاً من (قيصر) منذ وبخه لأنه مدح (بومبي) |
| Onları eve övgüyle yollayalım. | Open Subtitles | ♪ إرسالها المنزل مع صيحات من مدح ♪ |
| Ve bu sefer, ona methiye düzmek zorunda kalmadım. | Open Subtitles | وفي هذه المرة لم أحاول أن أكتب له قصيدة مدح |
| Övünmeyi severler. | Open Subtitles | إنهم يحبون مدح أنفسهم. |