| Sen de bugün harikasın, dün gece de harika sayılırdın. | Open Subtitles | حسناً,أنت مدهش اليوم وأنت نوعاً ما كنت مدهشاً ليلة الأمس |
| Bu kasada... seninle ilgili harika bir dosya hazırladım, tatlım. | Open Subtitles | بداخل الخزينة، جمعت ملفاً مدهشاً عنك يا عزيزتي |
| Tatlım, bu harikaydı. | Open Subtitles | أعذرونى , أعذرونى حلوتى , هذا كانَ مدهشاً لقد كان رائعا |
| Ortalama 6 saatte bir bir silah bırakmaya sebep oldu, bu inanılmazdı, "Noel'de eve gel." | TED | هذا ولّد، في المعدل، تسريحاً كل ست ساعات، لذا كان ذلك مدهشاً وكان عن: تعال إلى المنزل في عيد الميلاد. |
| Bir Wonko paketi alıp içinde altın bileti bulmak muhteşem olmaz mıydı Charlie? | Open Subtitles | ألن يكون شيئاً مدهشاً عندما تفتح لوح شوكولاته وتجد به تذكرة ذهبية؟ |
| Ve ahtapot zekâsını bu kadar şaşırtıcı kılan şey, bizimkinden tamamen farklı bir biyolojik yapıya sahip olmalarıdır. | TED | فالذي يجعل من ذكاء الأخطبوط مدهشاً هو أنها تتمتع بتركيب عضوي مختلف تماماً عنا. |
| Bana küçük bir yer verdiler. harika olacak. | Open Subtitles | استأجروا لي منزلاً صغيراً سيكون الأمر مدهشاً |
| - harika Gwen Sen de öylesin. | Open Subtitles | سيكون مدهشاً , بالمناسبة أنتِ رائعة جداً |
| O kızı kurtarman harika bir şeydi. | Open Subtitles | لقد كان ذلك مدهشاً عندما أنقذت تلك الفتاة |
| Kitap, bir adam hakkında, gerçekten aptal bir adam çok kötü bir karar veren biri ve harika birini hayatından nasıl kaybettiği hakkında. | Open Subtitles | أنهُ كتابٌ عن رجلٍ حقاً رجلٍ غبي الذي يقوم حقاً بأتخاذ قرارٍ سيء وكيف يخسرُ شخصاً مدهشاً من حياته |
| Tatlım, bu harikaydı. | Open Subtitles | أعذرونى , أعذرونى حلوتى , هذا كانَ مدهشاً لقد كان رائعا |
| Merhaba. İnanılmazdın. Gerçekten bu harikaydı. | Open Subtitles | مرحباً, لقد كنتِ رائعة لقد كان ذلك مدهشاً. |
| İnsanların bu filmden dolayı hareketlendiğini görmek inanılmazdı. | TED | لقد كان مدهشاً كيف أن الناس تأثروا بهذا الفيلم. |
| Sadece bilimadamlarının değil, aynı zamanda halkın ve haber kuruluşlarının da katılımı inanılmazdı çünkü Mars'ta hayat olduğu ve popüler anlayışla Marslıların olabileceği sanılıyordu. | Open Subtitles | التوقع ليس فقط العلماء لكن الجمهور ووسائل الإعلام كان مدهشاً لأن المريخ يٌعتقد ان به حياة وفي العقل الشعبي |
| Ben de bugün için mutluyum. Saçın muhteşem görünüyor. | Open Subtitles | حسناً، أنا سعيد حالياً أيضاً وشعركِ يبدو مدهشاً |
| Ve çok ortak yüzlerden biri bir güzellikle karşılaşıldığında, şaşırtıcı derecede lezzetli, aman tanrım dediğim şey. | TED | واحد أهم ردات الفعل للوجوه عندما نصادف شيء جميلاً مدهشاً , مذهلاً هو ما أدعوه وجه " يا إلهي " |
| Bondarchuk'un onları toplama fikrini heyecanla karşılaması bana çok ilginç geldi. | Open Subtitles | أجده أمراً مدهشاً أن أمين السر بوندارشوك شديد الرغبة في مطاردتهم |
| Harikaydın bu gece. | Open Subtitles | حسناً ، لقد كنت مدهشاً |
| Zor anlar geçirdiğini biliyorum ama buraya yaptığın şeyler inanılmaz. | Open Subtitles | أعرف أنك تمرين بوقت صعب لكن ما فعلته بالمكان مدهشاً |
| Beni yanlış anlamayın, uzaylıları bulmak müthiş olurdu. | TED | لكن لا تفهموني بشكل خاطىء. أعتقدُ سيكون مدهشاً إيجاد مخلوقات فضائية. |
| O zaman, son derece mükemmel olabilecek bir şeyi kaçırabilirsin. | Open Subtitles | قد تفقد عندها شيئاً ربما يكون مدهشاً للغاية |
| Çok ilginç bir film olacak. Ancak asıl etkileyici olan bir tehlike sezildiği anda mamolar bir kehanet çemberi meydana getirdiler. | TED | سيكون ذلك فيلماً مثيراً. لكن ما كان مدهشاً أنه في لحظة وجود إحساس بالخطر الـ:Mamos أخذو يبدأون بالتبصير |
| Oldukça etkileyiciydi özellikle de gece uyurken seni izlemesi için tuttuğun karanlık figür. | Open Subtitles | لقد كان الأمر مدهشاً خاصة الشخص عديم الملامح الذي وظفته ليراقبك أثناء نومك |
| muhteşemdi çünkü top çimene değmedi bile. | Open Subtitles | وكان ذلك مدهشاً . الكرة لن تلامس العشب حتى |
| Koridordaki dolaptan, o zamana kadar asla kullanılmamış tabancayı çıkartmaya karar vermem işte bu yüzden çok şaşırtıcıydı. | Open Subtitles | لهذا كان أمراً مدهشاً عندما قررت التوجه لدولاب الصالة و استخدمت مسدس لم أستعمله من قبل |