| Sadece Leydi Wakasa, Dadısı ve ben kurtulabildik. | Open Subtitles | بقيت فقط السيدة الصغيرة، وأنا، مربيتها |
| -Ona bakan bir Dadısı var. -Ya karınız? | Open Subtitles | مع مربيتها التي تعتني بها |
| Dadısı, Marie. Rose'a annesinden daha çok baktı. | Open Subtitles | هذه هي مربيتها (ماري) لقد راعت (روز) أكثر من أمها |
| - Evet, dadısıyım. | Open Subtitles | أجل، أنا مربيتها. |
| Onun... dadısıyım. | Open Subtitles | أنا مربيتها |
| Adele onun yeni mürebbiyesi olup olmadığımı sordu. | Open Subtitles | سألتني (آديل) ما إذا كنتُ أنا مربيتها الجديدة |
| Çok ilgili bir mürebbiyesi vardı. | Open Subtitles | مربيتها كانت مجتهدة جدا |
| Bebek bakıcısının bir çeşit aile içi sorunları çıkmış. | Open Subtitles | مربيتها لديها بعض المشاكل العائلية الطارئة |
| Anlaşılan Rose daha bebeyken Hudu kolyesi takan kreyol bir Dadısı varmış. | Open Subtitles | أنت، اتضحأن الجدة(روز)عندماكانتصغيرة، كانت مربيتها ترتدي عقد الهودو |
| Eski Dadısı mıydı? | Open Subtitles | مربيتها العجوز؟ |
| Ailesi daima gezilere çıkan ve İngiliz Dadısı sekiz tane kemikten yapılmış toka takan. | Open Subtitles | مع كلبها (وينى) و والديها... الذين كانا بالخارج دائما... و مربيتها الإنجليزية التى كان لديها ثمانية دبابيس شعر مصنعوين من العظام |
| Dadısı değilim onun. | Open Subtitles | لست مربيتها. |
| Ben dadısıyım. | Open Subtitles | أنـا مربيتها. |
| Bebek bakıcısının bir çeşit aile içi sorunları çıkmış. | Open Subtitles | ) - مربيتها لديها بعض المشاكل العائلية الطارئة |