| Ortada bir dava olmasaydı bile, ceza olarak bütün sorularımı cevaplamak zorunda. | Open Subtitles | ووحتى ان لم يكن الامر كذلك فهي وتحت طائلة المعاقبه القانون مرغمه على الإجابة عن أسئلتي |
| Bu şehirdeki acıyı biliyor ve görüyor ve o öyle biri ki bununla ilgili bir şey yapmak zorunda olduğunu hissediyor. | Open Subtitles | لقد واجهَت آلام المدينه وبسب من تكون هى... هى مرغمه لتفعل شىء بخصوص هذا |
| - Bunu dinlemek zorunda değilim. | Open Subtitles | لست مرغمه لسماع ذلك |
| Bunu dinlemek zorunda değilim. | Open Subtitles | لست مرغمه لسماع ذلك |