| Sürüngenler ve amfibiler, yumurtladıktan sonra nadiren bebekleriyle ilgilenseler de bu güney Afrika boksörü, bir istisna. | Open Subtitles | نادرا ما تهتم الزواحف والبرمائيات بصغارها بعد خروجها من بيضها ولكن يعتبر هذا العملاق الجنوب إفريقي مستثنى من ذلك |
| Maalesef, Peder Vincent, sizde istisna değilsiniz. | Open Subtitles | الأب فنسنت أنت لست مستثنى |
| Ağustos da bir istisna değil. | Open Subtitles | وأغسطس ليس مستثنى |
| O yüzden bir istisna teşkil ediyor. | Open Subtitles | وهذا مستثنى من قاعدة (التضليل) |
| Çünkü hiçbirimiz- en azıdan global olarak Kuzey bölgesinde-- erkek ya da kadın, bu mesajdan muaf değiliz. | TED | ولا يوجد احد في القسم الشمالي من الكرة الارضية لا الرجال .. ولا النساء مستثنى من هذه الفكرة |
| Kimse muaf değil, J.D. | Open Subtitles | (لا أحد مستثنى من هذه القاعدة ، يا (جي دي |
| Dostoyevsky bir istisna değil. | Open Subtitles | الكاتب (دوستويفسكي) غير مستثنى |
| - ...ve bu gün de bir istisna değil. | Open Subtitles | -واليوم ليس مستثنى |
| Hiçbir sistem bundan muaf değildir. | Open Subtitles | لا يوجد نظام مستثنى. |
| Okada San'emon bundan muaf tutulmadı. | Open Subtitles | (أوكادا سانيمون)، لم يكن مستثنى من هذا. |