| İthal Frankie ve tüvitleri? Ve onun dolu konservesi. Onun dolu herşeyi! | Open Subtitles | مستوردة من فرانكى انها منتشرة فى كل مكان روجر أحضر أربع كؤؤس صغيرة |
| Neden sıradan çapulcular, ithal ayakkabı giyiyor olabilir? | Open Subtitles | لماذا أشرار كهؤلاء يرتدون احذية مستوردة ؟ |
| Yerlinin şişesi 3 dolar, ithal olursa 4,50 dolar. | Open Subtitles | أصبح 3دولار قنينة محلية، 4.50دولار مستوردة. |
| Nairobi'den ithal tamamen fildişi... | Open Subtitles | مصنوعة من العاج الخالص مستوردة من نيروبي |
| Elimde çok iyi ithal bira var. | Open Subtitles | تسلمت للتو جعة مستوردة رائعة، ما رأيكما؟ |
| Güya hizmetkârı Versailles civarındaki bahçelerden Belçika tohumu ithal ederek özel olarak üretirmiş. | Open Subtitles | يفترض , خدمه زرعوا سلالة مستوردة من بلجيكا قرب , حدائق , قصر فرساي |
| Hatta, bu kırmızı halıyı bile Ateş Ulusu'ndan ithal ettim. | Open Subtitles | حتى السجادة الحمراء مستوردة من أمة النار |
| Sana da bira aldım ithal falan galiba adam harika olduğunu söyledi. | Open Subtitles | كما جلبت بعض البيرة أيضاً إنها مستوردة قال البائع بأنها ستعجبك |
| Eğer bu kilimler Afganistan'dan ithal ediliyorsa elimizdeki yüksek ihtimalle eroin. | Open Subtitles | لو كانت هذه السجادة مستوردة من أفغانستان, من المرجح أن يكون هذا هروين. |
| Ta California'dan ithal edilmiş. | Open Subtitles | مستوردة من وادي نابا في كاليفورنيا، |
| Çok güzel, çok pahalı ithal bir araba tam şu anda el değiştirmek üzere olan bir araba. | Open Subtitles | سيارة مستوردة وغالية الثمن... ولا يملكها حاليا إلا مالكوا وكالات السيارات |
| Parfümler, elbiseler, ithal spor ayakkabılar? | Open Subtitles | عطور، ملابس، احذية رياضية مستوردة |
| Çanta ithal mı diye sorman gerekmiyor muydu, peki sen ne yaptın? | Open Subtitles | كان من المفترض أن تسأل هل الحقيبة مستوردة" ماذا سألت ؟" |
| Güzel ithal sakisi olan bir yer biliyorum. | Open Subtitles | أعرف محلاً به خمور مستوردة جيدة. |
| İthal edilmişler. Bazen sterilize edilmemişlerdir. | Open Subtitles | إنّها مستوردة وأحياناً تكون غير معقمة |
| Bunlar ithal tütündü aptal! | Open Subtitles | تلك كانت سجائر مستوردة أيها الغبي |
| Bu da bizi Enstitü'nün Kyoto'dan ithal ettiği kendi zen bahçesine getiriyor. | Open Subtitles | والذي يقودنا إلى مقر حديقة زن بالمعهد مستوردة من "كيوتو" |
| Burası aslında ithal eşya dükkânı. | Open Subtitles | في الحقيقة هو محل بضائع مستوردة. |
| Bence ithal içkilerden iyidir. | Open Subtitles | - اشتراها لي زوجي . - خمور مستوردة ، أليس هذا رائعاً . |
| Şampanya? İthal. | Open Subtitles | شمبانيا,إنها مستوردة |
| İstediğin ürünler nadir bulunduğu için yurtdışından temin ettim. | Open Subtitles | كل شيء حسبما طلبت لأن الاجزاء نادرة الجودة و فوق كل هذا لأنها مستوردة |