| Arabası evinin önünde patladı. | Open Subtitles | ميت. سيارته إنفجرت بالقرب من مسكنه. |
| O noktadan sonra Bay Simpson'un eski karısını öldürdüğünü ve evinin de bir suç mahalli olduğu düşünmeye başladık. | Open Subtitles | بذلك الموقف، لقد أردنا أن نقوم بتنبيه السيد (سيمبسون) بشأن موت زوجته السابقة ونخبرهُ بأن مسكنه قد يكون مسرح جريمة. |
| Esir kamplarındaki Polonya'lılardan biri burada yaşadığını söyledi. | Open Subtitles | احد "البولنديين" من معسكر الاعتقال قال ان هذا هو مسكنه |
| Burada yaşadığını gösteren hiçbir belirti yok. | Open Subtitles | لا شيء يشير إلى أنّ هذا مسكنه |
| Tören birimi mezardaki Onur Muhafızları ve evindek polis arabaları için kayıt alıyor. | Open Subtitles | في لائحة الحراس المُشَرفين على تابوت الشرطي (Flynn-فلين) ولاسلكي الدوريات في مسكنه. |
| Dedektifin davalıyı tutukladığı ve sizin kocanızı döndüğünüz gece, Dedektif Hardy ile beraber, otel odasında iki saatten fazla neler yaptınız? | Open Subtitles | مالذي ستفعلينه مع المحقق (هاردي) في مسكنه في الليلة التي قبض فيها وضربتي فيها المدعي عليه، زوجكِ؟ |
| BMW'sini parçalayıp yurdunun çatısının üstünde birleştirdim. | Open Subtitles | قُمت بتفكيك سيارة (بي إم دبيليو) خاصته ومن ثم قُمت بإعادة تجميعها على سطح مسكنه |
| Demek tasinmis. | Open Subtitles | غير مسكنه إذاً. |
| O noktadan sonra Bay Simpson'un eski karısını öldürdüğünü ve evinin de bir suç mahalli olduğu düşünmeye başladık. | Open Subtitles | بذلك الموقف، لقد أردنا أن نقوم بتنبيه السيد (سيمبسون) بشأن موت زوجته السابقة ونخبرهُ بأن مسكنه قد يكون مسرح جريمة. |
| Louis Delamare evinin yakınlarında suikasta uğradı. | Open Subtitles | أغتيل (لويس ديلامار) بالقرب من مسكنه |
| - Nerede yaşadığını biliyor musunuz? | Open Subtitles | -هل تعرفين أين مسكنه الأصلي؟ |
| Tören birimi mezardaki Onur Muhafızları ve evindek polis arabaları için kayıt alıyor. | Open Subtitles | في لائحة الحراس المُشَرفين على تابوت الشرطي (Flynn-فلين) ولاسلكي الدوريات في مسكنه. |
| Babalarının tutuklandığı gün, iki çocuğunuzu, iki saatten fazla bırakıp Dedektif Hardy ile otel odasında görüşmeye mi gittiniz? | Open Subtitles | لقد تركتِ طفليكِ في ليلة القبض على والدهم لأكثر من ساعتين لرؤية المحقق (هاردي) في مسكنه للتحدث؟ |
| Jake odasında değil ve biraz teçhizat da eksilmiş. | Open Subtitles | (جايك) غائب بلا تفسير مع بعض العتاد وليس في مسكنه. |
| Arkadaşım Carter, yurdunun dışında yıkılıp kaldı. | Open Subtitles | صديقي (كارتر)، لقد سقط خارج مسكنه |
| Tamam, tasinmis. | Open Subtitles | حسناً، غير مسكنه. |