| Nerdeyse kapımı kıracak kadar öfkeliydin. Şaşırmaman gerekir. Duvara birkaç çivi çakıyordun ve... her ne kadar kırılmamış olsa da diğer tarafta benim aynamı düşürmüştün. | Open Subtitles | دققت مسمارا في الحائط وأوقعت مرآتي، إنها لم تنكسر |
| Tam şimdi, tabutuna bir çivi çakacağım. | Open Subtitles | سأضع مسمارا على هذا الكفن الان |
| Bir ya da iki taneyi anlarım ama, ama, Paul, onbeş çivi saydım. | Open Subtitles | الأن , يمكنني أن أفهم واحدأوأثنان, لكن , (بول) لقد عددت 15 مسمارا. |
| Bir çiviyi çakamaz veya bir araziyi sabanla süremez. | Open Subtitles | انه لا يستطيع أن يطرق مسمارا أو محراث حقل |
| Herifin yüzünü sipere doğru bastırdım ve 15 santimlik çiviyi burnundan sokup çamur paletiyle iyice çaktım. | Open Subtitles | دفعت وجهه نحو الخندق و غرزت مسمارا بطول ستة انشات في أنفه وقمت بطرق المسمار بإستخدام قطعة خشب |
| Birisi tırnağını kırmış. | Open Subtitles | كسر شخص ما مسمارا. |
| Biri tırnağını düşürmüş. | Open Subtitles | فقد شخص ما مسمارا. |
| Fırtına yaklaşırken yere bir çivi çakıyor. | TED | فحين تأتي العاصفة تدق مسمارا في اللآض (ضحك) |
| Bir çivi kaybettim. | Open Subtitles | لقد فقدت مسمارا |
| Yanında bir çivi olan var mı? | Open Subtitles | هل لدى اى منكم مسمارا ؟ |
| çivi gibi bir şeyden geçtik. | Open Subtitles | لقد وطئنا مسمارا. |
| Bu çivi değil-- | Open Subtitles | هذا ليس مسمارا... |
| -Yola ateş ettiği yerde bir deliğe benzer bir şey bulduk, ama sokağı metal dedektörleriyle taramamıza rağmen çiviyi bulamadık. | Open Subtitles | - وجدنا ما يبدو ثقبا - حيث قال أنه أطلق مسمارا في الشارع لكن لا وجود للمسمار حتى بعد تمشيط المكان |