| Ne yapacağını bilmeyen yaşlı bir adam olacağım, kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. | Open Subtitles | آخر ما كنت أتوقّعه.. بأن أكون رجلاً مسنّاً بلا أيّ فكرة عمّا أفعله بحياتي.. |
| Bu kadar seçenek varken neden yaşlı birini seçsin? | Open Subtitles | لم أختر رجلاً مسنّاً عندما تكون لديّ خيارات كثيرة؟ |
| Eğer yaşlı ve pis bir adamsam, sünger banyosunun zamanı gelmiştir belki. | Open Subtitles | لو كنتُ رجلاً مسنّاً قذراً، فربّما حان وقت حمّامي الإسفنجي. |
| Saygını kazanamayacak kadar yaşlı değilim. | Open Subtitles | لستُ مسنّاً جداً لأجعلكِ تظهرين بعض الإحترام صفعاً |
| O kadar yaşlı bir adam olacağım ki kendi evin, eşin, bir sürü çocuğun, köpeğin, kedin olacak ve herkes, her şeye ketçap sıkarak etrafta koşuşturuyor olacak. | Open Subtitles | سأصبح رجلاً مسنّاً حسناً؟ و سيكون لديك منزلك الخاص و تكونين قد تزوّجتي |
| Onu hatırlayacak kadar yaşlı olduğunu düşünmemiştim. | Open Subtitles | لمْ أظنّكَ مسنّاً كفاية لتذكر ذلك |
| Onu hatırlayacak kadar yaşlı olduğunu düşünmemiştim. | Open Subtitles | لمْ أظنّكَ مسنّاً كفاية لتذكر ذلك -الموت الصعب" ؟" |
| Kürek çekmek için çok yaşlı. | Open Subtitles | مسنّاً جداً ليذهب بالقارب |
| Tekneye binmek için bile çok yaşlı. | Open Subtitles | مسنّاً جداً ليركب القارب حتّى |
| O kadar yaşlı görünmüyorsun. | Open Subtitles | لا تبدو مسنّاً لهذه الدرجة |
| yaşlı bir adamdı. | Open Subtitles | كان رجلاً مسنّاً |
| yaşlı, ölü. | Open Subtitles | مسنّاً. ميّتاً |