| Sayın müşterilerimiz, park alanında ışıkları açık durumda mavi bir Prius var. | Open Subtitles | إنتباه أيها الزبائن، هناك سيارة بريوس زرقاء أنوارها مضاءه في موقف الركن |
| Her akşam ışıklarının açık olup olmadığını kontrol eden biri olmayınca hayatın kolaylaşır artık. | Open Subtitles | حسناً سيكون أسهل كثيراً عدم الحاجة للنظر لنافذتك كل ليلة لأرى أنوارك مضاءه أم لا |
| Gece lambasını açık bırakıyorum, biz de hemen koridorun sonundayız. | Open Subtitles | اذا . اللمبة الليلية مضاءه ونحن بآخر الرواق |
| Bütün ışıklar açık, yani evet, eminim. | Open Subtitles | حسنا, كل الاضواء مضاءه اذن , اعتقد اجل |
| Odasında ışık hep açık, bütün gece boyunca. | Open Subtitles | أنوار غرفته مضاءه دائمًا طوال الليل |
| O gece annem ağacın ışıklarını açık bırakmıştı. | Open Subtitles | أمى أبقت شجره الكريسماس مضاءه فى الليل |
| Işığı açık bırak, Thomas. | Open Subtitles | دع الأضواء مضاءه يا توماس |
| - Geçiyordum. Işığı açık gördüm. | Open Subtitles | -كنت أمر بالجوار, رأيت الأنوار مضاءه |
| Işığın açık olduğunu gördüm. Hey. Walter, değil mi? | Open Subtitles | رأيت الأنوار مضاءه مرحباً، (والتر)، صحيح؟ |
| - Işıklar açık. | Open Subtitles | المصابيح مضاءه |