| Mayolarımız yoktu, o yüzden biz de çıplak yüzdük. Ama tamamen karanlıktı. | Open Subtitles | لم يكن لدينا ملابس سباحة، لذلك سبحنا عاريان وكان المكان مظلمًا بالكامل |
| Göremeyeceğim kadar karanlıktı ve deliler gibi kaçmıştım. | Open Subtitles | كان المكان مظلمًا جدًّا بحيث لم أرَ ما بالأسفل لكنّي هربت من هناك بسرعة بالغة، أتعلمين ما فعله أبي؟ |
| Adamın anahtarı olmamasını sağladı, hava karanlıktı kocasının silahı vardı. | Open Subtitles | تأكدت أنّ لا يكون بحوزة زوجها المفتاح، كان الجوّ مظلمًا كان يحمل سلاحًا... |
| Soğuk ve karanlıktı. | Open Subtitles | كان المكان مظلمًا وباردًا |
| karanlıktı, Morten Anker'in sözüne tam anlamıyla güvenemeyiz. | Open Subtitles | لقد كان المكان مظلمًا لذا (مورتن أنكار) ليس تماماً موثوق به |
| Her şey karanlıktı. | Open Subtitles | كان كل شيئ مظلمًا |
| - karanlıktı. | Open Subtitles | -لقد كان المكان مظلمًا . |