Fakat ancak bağımsızlığı ilan edip tüm dünya tarafından tanınan bir hükümet kurduktan sonra. | Open Subtitles | لكن فقط بعد أن نعلن إستقلالنا و ننشئ حكومه معترف بها رسميا من كل الأمم فى العالم |
Sizin yaptığınız kilise tarafından tanınan birşey değil. | Open Subtitles | ماذا تفعلان أنتما الاثنان , انه ليس ارتباط معترف به في الكنيسة |
Bugün ürettikleri en tanınan ve benim kızımın da en sevdiği şekerlemelerden olan Marshmallow Peep'in 15'inci doğum günü. | Open Subtitles | بينما يَحتفلونَ بالذكرى الخمسونِ أحد أكثر معترف بهم ومُنتَجات مشهورة، بدون الحاجة لذكر بنتي مفضّلة، لمحات مارشمالو. |
Sosyal plastik artık para ediyor, tıpkı küresel olarak tanınan ve ticareti mümkün para birimi gibi, kullanıldığı takdirde, hem yoksulluğa çare niteliği taşıyor hem de çevre temizleniyor. | TED | البلاستيك الاجتماعي هو مال، هو عملة معترف بها عالميًا وقابلة للتداول، وعند استخدامها تدعم الفقراء وتنظف البيئة في نفس الوقت. |
Devlet yada kilise tarafından tanınmış bir kurum değil. | Open Subtitles | ليس ارتباط معترف به من قبل الكنيسة أو الولاية |
Sadece tanınmış kaynak tarafından kullanılabilir. | Open Subtitles | "بامكانه أن يشتغل لمصدر معترف به فقط" |
Biz dünya çağında tanınan rekabetçi bir sporu yapıyoruz. | Open Subtitles | نحن في رياضية تنافسية معترف بها عالمياً |
- Ülke çapında tanınan bir yetenek için mi? | Open Subtitles | نشرت (بيني) واحداً فقط -بالنسبة لموهبة معترف بها وطنياً؟ |
Oğlum Lucas tanınmış bir amatör trambolincidir. | Open Subtitles | ابني (لوك) هنا هاوي ترامبولين معترف به. |