| Eski gücüne kavuşmuş. Seninle konuşmak istediğini söyledi. | Open Subtitles | عادَ على طَبيعَتِه و يُريدُ أن يتَكلَّمَ معَكِ |
| Yarından itibaren, annen Seninle daha çok zaman geçirecek. | Open Subtitles | أعتباراً من يوم الغد أمُكِ ستقظي وقتاً أطول معَكِ |
| Kaliteli adam. Seninle gelmem gerektiği yönünde tuhaf bir his var içimde. | Open Subtitles | أجل، أشعر أنّي يجب أن آتيَ معَكِ. |
| Seninle çalışmayı severdim. | Open Subtitles | أحببتُ العملَ معَكِ |
| Seninle konuşmak çok iyi hissettiriyor. | Open Subtitles | -انه شعورٌ رائع، بالتحدثُ معَكِ |