| Karşısında üç tane Alman alayı var ve çakılıp kalmış. | Open Subtitles | والآن يتقاتل مع ثلاث فرق ألمانية قوية ولا يستطيع التقدم |
| Karşısında üç tane Alman alayı var ve çakılıp kalmış. | Open Subtitles | والآن يتقاتل مع ثلاث فرق ألمانية قوية ولا يستطيع التقدم |
| üç kız kardeşle büyüdüm ve on dört yaşıma kadar koruyucu taktım. | Open Subtitles | انا نشأت مع ثلاث شقيقات ولبست حامي قضيب حتى بلغت الرابعة عشرة |
| Sonra bir kızın, elinde taştan üç yumurtayla ateşe yürümesini izledim. | Open Subtitles | ثم رأيت فتاة مشت داخل حريق كبير مع ثلاث بيضات حجرية |
| Sabah işe gelip Hindistan'da bir hastane kurmaya karar veren üç adamla çalışıyorsunuz. | TED | أقصد، أنت تأتي إلى العمل في الصباح الباكر، و أنت تعمل مع ثلاث أشخاص يقررون فجأة بناء مستشفى في الهند. |
| Bütün bunlar şu üç anlam çıkarılabilir: | TED | الآن، سأترككم مع ثلاث استنتاجات من كل هذا. |
| İzleyiciler arasındaki işadamları için 3 kural ile, üç temel kural ile tekrar özetleyeyim. | TED | لنقوم بتلخيصها، لرجال الأعمال ضمن هذا الحضور، مع ثلاث قواعد، ثلاث قواعد أساسية. |
| - Kocaman kare şeklinde kafası ve üç tane büyük gözü var. | Open Subtitles | أنا أعلم كيف يبدو. لديه راس كبير مربع مع ثلاث عيون كبيرة جدا. |
| Bak, üç tank kolay iş. 20 metre köprü ayrı bir mesele! | Open Subtitles | إسمع , مع ثلاث دبابات الأمر سهل ولكن مع جسر طولة 60 قدم شىء آخر |
| Bir akşam, üç kızla birlikte okuma odasında yalnızdım. | Open Subtitles | احدي الليالي كنت لوحدي في غرفة المطالعة مع ثلاث بنات. |
| üç çocukla birlikte ne yapıyordun öyle... özellikle Lane gibi bir kaçık suçluyla? | Open Subtitles | تلهين مع ثلاث شبان في منتصفت الليل خصوصا مع مجنون مثل رود |
| Depo orada' üç gorille. | Open Subtitles | تلك الحاويه هناك ، مع ثلاث رجال بأسلحة ثقيله |
| Altında iki sıfır ile bir nokta 400'ü, altında üç sıfır ile bir nokta ise 8,000'i gösteriyordu. | Open Subtitles | نقطة مع صفران بالاسفل تعني 400 نقطة مع ثلاث اصفار بالاسفل تعني 8000 |
| üç genç kız kardeşi olan biri olarak bunu söylemem doğru değil. | Open Subtitles | مع ثلاث اخوة أصغر منى لاتتوقعين يلسيدتى أن أخبرك به |
| Pekala , Steele, bu senin standart üç fonksiyonlu sanat harikası kitin. | Open Subtitles | حسنا, ستيل, هذا هو مستواك عدة لك مع ثلاث إضافات |
| İki kız ve iki oğlan ya da, ...bilmiyorum, üç ya da dört. | Open Subtitles | فتاتين وصبيين أو لا أعرف، مع ثلاث أو أربعة رجال |
| üç dakika kala Knicks on dörde düşmüştü. | Open Subtitles | كان نيكس بنسبة 14 مع ثلاث دقائق من نهاية المباراة. |
| Ama kaybederse, birincilik için... üç takım berabere kalmış olacak... ve birinci, yazı tura atılarak belirlenecek. | Open Subtitles | وإذا خسروا فسيعودون ليتبارزوا مع ثلاث فرق على المركز الأول وهذا معناه محطم الحلقة الثلاثية سيجري بالقرعة |
| Burnunuz dört yıl önce kırıldı... ve üç kediniz var. | Open Subtitles | انفض زواجك قبل شهرين؛ كسر أنفك عندما كنت في الرابعة وتعيشين مع ثلاث قطط |
| Komşularımın sevmediği üç kedim var. | Open Subtitles | ،أعيش مع ثلاث قطط في مبنى حيث الجيران لا يحبون القطط |