| Her yer tozla kaplı ve örümcek kaynıyor. | Open Subtitles | المكان مغطي بالتراب ومليئ بالعناكب |
| Bu levyenin ucu burgonya boyası lekeleri ile kaplı. | Open Subtitles | طرف العتلة مغطي با الطلاء العنابي |
| Ana hedef sisle kaplı. | Open Subtitles | الهدف الرئيسي مغطي بالضبابِ. |
| Görünüşü itibariyle Ay biraz donuktur çünkü yüzeyinin tamamı gri bir toz tabakasıyla kaplıdır. | Open Subtitles | بقدر ما يبدو مقلقا، يظل القمر مملا قليلا، لأنه مغطي بالكامل بغبار رمادي |
| Bu uydu, 10 km kalınlığında bir buz tabakasıyla kaplıdır. | Open Subtitles | هذا القمر مغطي بقشرة من الجليد بعمق 6 أميال |
| Böyle sıkılmış yüzlerden bu boş şehirde sürülerce var." | Open Subtitles | إن ضوء السماء مغطي لنا في بلدتنا الآن |
| Yani, dili pasla kaplı mı? | Open Subtitles | بمعنى ، هل اللسان مغطي بطبقه؟ |
| Silahın T.J. Karsten'ın değil de Lil D'in parmak izleriyle kaplı olarak bulunduğunu biliyorum. | Open Subtitles | (أعرف أن المسدس وجد مغطي ببصمات (ليل (وليس بصمات (تي جي كارتسن |
| - Her yeri izle kaplı. | Open Subtitles | انه مغطي بــ م |
| Kanla kaplı. | Open Subtitles | مغطي بالدماء |
| Buzun sadece 10 metre altında deniz tabanı kalabalık midye yataklarıyla kaplıdır. | Open Subtitles | عشرةأمتارفقطأسفلالجليد، يكون قاع البحر مغطي بسجادة كثيفة من أفرشة "بلح البحر". |
| Böyle sıkılmış yüzlerden bu boş şehirde sürülerce var." | Open Subtitles | إن ضوء السماء مغطي لنا في بلدتنا الآن |