| Bana kalsa bu bir pazarlık değil, hesaplaşma olurdu! | Open Subtitles | إن كان الأمر بيدي , فلن تكون هذه مفاوضة بل ستكون تصفية حساب |
| Kendi önceliklerinize sahipsiniz. Sizin için pazarlık kozundan başka bir şeye yaramaz. | Open Subtitles | لديكم أولاوياتكم سوف يصبح مجرد ورقة مفاوضة |
| Polisin yozlaşması, otoriteye saygısızlık, ...gangsterlerle pazarlık. | Open Subtitles | فساد الشرطة، عدم إحترام السلطة، مفاوضة السفاحين. |
| Yaptığı 13 müzakere'de tek bir kişi bile ölmemiş. | Open Subtitles | لديه معدل خالٍ من الضحايا لـ13 مفاوضة متتالية |
| Ben bir arabulucu değilim, daha önce hiç böyle bir şey yapmadım, ama bazı durumlarda... | Open Subtitles | كما ترى , لست مفاوضة رهائن لم أقم بشيء مثل هذا من قبل على الاطلاق لكن , أحيانا الظروف |
| Beni kurnaz bir müzakereci yapar. | Open Subtitles | مما يجعلني مفاوضة داهية |
| Şimdi, resmi ver. Sıkı pazarlık ediyorsun. | Open Subtitles | الآن, اعطني الرسمة - انتي تقودين مفاوضة صعبة - |
| Böyle pazarlık olmaz. | Open Subtitles | هذا ليس بالكثير من خلال مفاوضة. |
| -Burada pazarlık etmiyoruz! -Tamam. Tamam. | Open Subtitles | هذه ليست مفاوضة - حسناً ، حسناً - |
| Sizin pazarlık edeceğiniz bir şeyiniz yok ki. | Open Subtitles | هذا امر لا مفاوضة فيه |
| Bu bir pazarlık değil. Asla da olmadı. | Open Subtitles | ليست هذه مفاوضة لم تكن أبداً |
| O pazarlık içindi. | Open Subtitles | تلك كانت مفاوضة |
| Bu adamla pazarlık yapılmaz. Tetiği çekmek istiyor. | Open Subtitles | لا يمكن مفاوضة ذلك الرجل |
| pazarlık değil bu. | Open Subtitles | هذا ليسَت مفاوضة. |
| Bu bir pazarlık değil. | Open Subtitles | هذه ليست مفاوضة |
| kandırmak ve pazarlık. | Open Subtitles | حيلة، خدعة، مفاوضة |
| pazarlık yapmıyoruz burada. | Open Subtitles | هذه ليست مفاوضة |
| Ve lütfen bu akşam dürüst ve verimli bir müzakere beklediğimizi aklınızdan çıkarmayın. | Open Subtitles | وضعوا في حسبانكم أنّنا نتوقّع مفاوضة صادقة ومثمرة هذا المساء. |
| Ve lütfen bu akşam dürüst ve verimli bir müzakere beklediğimizi aklınızdan çıkarmayın. | Open Subtitles | وضعوا في حسبانكم أنّنا نتوقّع مفاوضة صادقة ومثمرة هذا المساء. |
| Dinleyin, arabulucu olmadığımı anlayabilirsiniz. | Open Subtitles | اسمع يمكنك أن تعرف أنني لست مفاوضة رهائن |
| Sen kendine arabulucu mu diyorsun? | Open Subtitles | هل تسمين نفسك مفاوضة ؟ |
| O pek de müzakereci değildir. | Open Subtitles | هي بالكاد تكون مفاوضة |
| Çünkü bu "Rivington Kozmetik" müzakeresi gibi görünüyor | Open Subtitles | لإن قرأتها كأنها مفاوضة مستحضرات تجميل ريفينغتون |