| Tabanca kılıfı açıktı ve farkına bile varmadı ama bir şey olmadı. | Open Subtitles | محفظته كَانتْ مفتوحةَ وهو لم يلاحظَها حتى. لكن لم يحدث شيء. |
| Büyük ihtimal cam açıktı. | Open Subtitles | النافذة لا بدّ وأن كَانتْ مفتوحةَ. |
| Kapıyı açık mı tutmalıyız? Cindy ve Sandy orada. | Open Subtitles | هَلْ أَتْركُ البوابَة مفتوحةَ سيندي وساندي في الخارج هناك |
| açık bavul yok, etrafa dağılmış elbiseler yok. | Open Subtitles | وااو لا حقيبةَ مفتوحةَ لا ملابسَ مبعثرة في جميع أنحاء غرفة الجلوس |
| açık yaka gideceğim. Daha Hollywood tarzı. Biz tiyatro yapıyoruz. | Open Subtitles | سأَدْخلُ بياقةَ مفتوحةَ.هوليوديّة أكثر. |
| Bu tür mekanların 24 saat açık olması iyi bir şey. | Open Subtitles | هو شيء جيد هذه أماكنِ 24 ساعةَ مفتوحةَ. |
| Gözlerin açık olmadan. | Open Subtitles | عيونكَ لا يُمكنُ أَنْ تَكُونَ مفتوحةَ... |
| Gözlerin açık olmamalı. | Open Subtitles | عيونكَ لا يُمكنُ أَنْ تَكُونَ مفتوحةَ... |
| Ve baca deliği de açık değil. | Open Subtitles | والمدخنة ما كَانتْ مفتوحةَ. |
| C bloğu hala açık. | Open Subtitles | سي كتلة ما زالَ مفتوحةَ. |