| Senden daha rütbeli ve genç ... olmasını mı kastediyorsun? | Open Subtitles | تقصدي نساء اصغر اعلى مقاماً انت؟ |
| Yüksek rütbeli erkekler önden gider. | Open Subtitles | يتولى القيادة الذكور الأعلى مقاماً. |
| O zaman daha üst düzey mercilerle konuşsak iyi olur. | Open Subtitles | إذاً يجب أن نتحدث إلى شحص أعلى مقاماً |
| Kardinal George, Avustralya'daki en kıdemli Roma Katolik Kilisesi mensubu. | Open Subtitles | هو المسيحي الكاثوليكي الأعلي مقاماً في أستراليا |
| Ve bu leoparlar leş yemekte bir sakınca görmez. | Open Subtitles | و هذه النمور ليسوا أعلي مقاماً... من أن يقتاتوا من جثة. |
| Ama aklında bulunsun teşkilat tarihindeki en yüksek rütbeli kadın olacaksın. | Open Subtitles | ...ولكن بالنظر إلى هذا ستكونين أرفع إمرأة مقاماً في تاريخ هذه الوكالة |
| Önceki işimde, Orta Doğu'daki en kıdemli kadındım. Bayan iş arkadaşlarımı çevre edinmemin faydalı olmayacağını ve zamanımı üst düzey erkeklerle çevre edinmek için harcamam gerektiğini düşünenler olabilir. | TED | في عملي السابق، كنت المرأة الأعلى مقاماً في الشرق الأوسط، قد يعتقد البعض أن استثماري في شبكتى من زميلات العمل قد لا يأتي بفائدة وبدلاً من ذلك يجب أن أستثمر زمني في تطوير علاقاتي مع الرجال والأقران الأعلى مقاماً. |
| Daha kıdemli ve prestijli başka yargıçlar var. O katipliği almasını sağlayacağım. | Open Subtitles | ثمة قضاة أكبر وأعلى مقاماً وسأجلب لك ذلك الاستكتاب |
| Sen kıdemli editörsün. | Open Subtitles | أنت رئيس التحرير الأعلى مقاماً. |
| Ve bu leoparlar les yemekte bir sakinca gormez. | Open Subtitles | و هذه النمور ليسوا أعلي مقاماً... من أن يقتاتوا من جثة. |