| Az önce Çin Dışişleri Bakanı'ndan çok rahatsız edici bir telefon aldım. | Open Subtitles | .لقد تلقيت الان اتصالاً مقلقاً للغاية من وزير الخارجية الصيني |
| Katılıyorum John, bu oldukça rahatsız edici. | Open Subtitles | أنا اتفق معك يا جون, قد يكون هذا الشيء مقلقاً |
| Bunun ne kadar rahatsız edici olduğunu anlayabiliyorum. | Open Subtitles | بإمكاني تفهم كم ذلك آمراً مقلقاً |
| Bunu birazcık rahatsız edici buluyorum, tüm bu medyum... | Open Subtitles | أعتقد أنّني أجد الأمر مقلقاً بعض الشيء، مع كل الوساطة الروحية... |
| Zamanlamayı çok rahatsız edici buldum. | Open Subtitles | أنا أرى أن حدوث هذا في هذا الوقت مقلقاً |
| (Kahkahalar) Ve böylece, hayatımı inceledim, iyice inceledim ve bazı çok rahatsız edici şeyler gördüm. | TED | (ضحك) لذا ، أخذت نظرةً على حياتي ، نظرةً متفحّصة على حياتي ، ورأيت بالفعل شيئاً مقلقاً جداً. |
| Bu biraz rahatsız edici. | TED | يبدو هذا مقلقاً بعض الشيء. |
| Bree, Sam'in rahatsız edici bir yönünü gördü. | Open Subtitles | "رأت "بري" جانباً مقلقاً في "سام |
| O yüzden bunu çok rahatsız edici buluyorum. | Open Subtitles | لذا فنعم، أجد هذا مقلقاً جداً |